Dün de belirttiğim gibi ruh üzerindeki eylem işaretleri, tüm günahları gösterir. Bu yüzden ahirette bir sorgulama yapılmaz. "O gün ağızlarını mühürleriz, elleri bize söyler, ayakları yaptıklarına şahitlik eder." (Yâsîn: 41/65) âyetinde Allah'ın, suçluların ağızlarına mühür vuracağı, onların el ve ayaklarının, yaptıklarına tanıklık edeceği anlatır. Anlamı şudur: O gün suçlular, söyleyecek söz, yaptıklarını inkâra imkân ve fırsat bulamaz. Ağızları kapanır, bir şey diyemez. Çünkü organları, yaptıklarını söyler. Yaptıkları işlerin izleri bedenlerinde, el ve ayaklarında görünür. İnkâra kalksalar da suçlarını kapatmaya imkân bulamazlar.
"20- Nihayet oraya vardıklarında kulakları, gözleri ve derileri, yaptıkları işler hakkında aleyhlerine şahitlik ettiler." 21- Derilerine: "Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?" dediler. (Derileri): "Her şeyi konuşturan Allah bizi konuşturdu. İlk defa sizi O yaratmıştır, işte O'na döndürülüyorsunuz." dediler. 22- "Siz (günâh işlerken) kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şahitlik etmesinden gizlenmiyordunuz, yaptıklarınızın çoğunu Allah'ın bilemeyeceğini sanıyordunuz. 23- "İşte Rabbi'nize karşı beslediğiniz bu zannınız, sizi helak etti, ziyana uğrayanlardan oldunuz!" (Fussilet: 20-23)
İlâhî mahkemede suçların gizlenmesi kesinlikle mümkün değildir. Suçlu, inkâr etse bile işlediği suçun ruhunda bıraktığı izler, bunu kanıtlar. Kişinin kulakları, gözleri ve derisi, kendi aleyhine tanıklık eder. Organların tanıklığı iki şekilde olur: Allah ya organlara dil vererek onları konuşturur; ya da organlar üzerindeki izler, kişinin suçlu olduğunu gösterir.
Münker ve nekir
Sorgu meleklerinin Münker ve Nekîr adını taşıdıktan da tartışma konusudur. Bundan dolayı Ahmed ibn Kasım, Ebû Abdillah'a (Ahmad ibn Hanbel), "Münker ve Nekîr sözüne ne dersin? Sorgu melekleri bu adı mı taşıyor? Yoksa bunlar, sadece iki melek midir?" demiş.
Ahmed ibn Hanbel, bunların Münker ve Nekîr adını taşıdıklarını söylemiştir. Mutezilenin çoğunluğu, Allah'ın meleklerine Münker (çirkin), Nekîr (kötü) adının verilemeyeceğini söylemiş. Onlara göre Münker, meleğin adı değil, sorgu sırasında ölünün tereddüdü, Nekîr de meleklerin onu, şiddetle azarlayıp rezîl etmesidir. Ebû Davud'un rivayetinde, kabirde ölünün ruhunun cesedine döndürüleceği kaydı vardır ki, bu hadîs de Tirmizî'nin hadîsi gibi gariptir. Ölünün ruhunun kabirde cesedine döneceği kaydı, "Kütüb-i Sitte: altı Hadîs Kitabı" içinde, yalnız Ebû Davud'un Sünen'inde yer almıştr ve bu hadîs doğru görünmemektedir. İbn Hazm da, kabir fitnesinin ve azabının, bedene değil, bedenden ayrılan ruha olacağını söylüyor.
Günahlar ruh üzerinde iz bırakır
Dün de belirttiğim gibi ruh üzerindeki eylem işaretleri, tüm günahları gösterir. Bu yüzden ahirette bir sorgulama yapılmaz
Haberin Devamı

