Soru: Oğlum Amerika'da çalışıyor. Dindar birdir. Sakal bırakmış. Hiç kestirmeyeceğini söylüyor. Uzun sakalıyla Türkiye'ye geldi. Kestirtemedik. Aynı şekilde Amerika'ya döndü. Dediğine göre Hz. Peygamber de öyle sakal bırakıyormuş. Yan taraflarını bile kesmiyor. Taliban gibi bir durum yani. Ayrıca duvara resminin asılmasını istemiyor. Günah diyor. Geçen yıl vefat eden halasının mezarına gitmedi. Bu dünya geçici, boş diyor. Sırf cennete gitmek için yaşadığını söylüyor. Bu konuda beni aydınlatmanızı rica ediyorum.
Cevap: Sizin oğlunuz dinini öğrenmeden Amerika'ya gitmiş. Orada aşın uçlarla, Taliban gibi düşünenlerle tanışmış ve dini onlardan öğrenmiş. Onlar ise dini sakala, cüppeye indirgeyen primitif insanlardır. Gerçekte İslâm şekil değil ruh, kabuk değil özdür. Allah insanın sakalına değil gönlüne bakar. Pek çok ayetin sonunda, "O, göğüslerde bulunan düşünceleri bilir" denmek suretiyle düşünceyi temizlemenin önemine dikkat çekilir. Peygamberimiz de, "Allah sizin şekillerinize ve mallarınıza bakmaz fakat gönüllerinize ve eylemlerinize bakar" buyurmuştur. Hz. Peygamber'in öyle uzun sakal bıraktığı doğru değildir. O zamanlar papazların, hahamların sakalları dokunulmaz biçimde göbeğe kadar inerdi. Şimdi de bir kısmının öyledir. Peygamberimiz bir tutamından fazlasını kesmek suretiyle sakalı modernleştirmiştir.
Niyet gönül işidir
Kur'ân'ın hiçbir yerinde sakaldan, bıyıktan söz edilmez. Bunlar tüydür, tüy. Tüyle din olmaz. Din düşünce iledir. Peygamberimiz, "Vücutta bir et parçası vardır ki o düzelirse bütün vücut düzelir, o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin, o kalpdir" buyurmuştur. Bu hadiste vurgulanan da gönül temizliğidir. Allah gönülden gelmeyen ibadetleri ve duaları kabul etmez. İbadetler, niyetlere dayanmadıkça makbul olmaz. Peygamberimiz, "Ameller niyetlere göre değerlendirilir" buyurmuştur. Niyet düşüncedir, ruhtur, gönül işidir. Hasılı işin özü, dinin ruhu şekil değil, gönülle olur. 50 metre sakal salsanız, gönlünüz Allah sevgisiyle dolmamışsa o sakalın hiçbir değeri olmaz.
Bir kişi, sakalla namaz kılmanın, sakalsız namaz kılmaktan 27 derece, hatta yetmiş derece daha fazla olduğunu iddia etmişti. Bu iddia Peygamberimize iftiraydı. Kaynağına baktım, delil olarak ileri sürdüğü rivayetlerin hepsi uydurmaydı. Sakal, doğal bir şeydir, birçok müminin yanında birçok inançsız, ateist insanın da sakalı vardır, Marx da sakallıydı, Ebucehil de... Sakalın günahlıkla, sevaplıkla ilgisi yoktur, örfe bağlı bir şeydir. Günah, Allah'ın yasakladığı işleri yapmaktır. Alkollü içki içmek, zina etmek, hırsızlık yapmak, yalan söylemek, haksızlık yapmak ve benzeri şeyler. (Devam edecek)
Gerçekte İslâm şekil değil ruhtur
Soru: Oğlum Amerika'da çalışıyor. Dindar birdir. Sakal bırakmış. Hiç kestirmeyeceğini söylüyor. Uzun sakalıyla Türkiye'ye geldi
Haberin Devamı

