SORU: İbn Abbas Radıyallahu Anh anlatıyor: “Peygamberiniz (Mirac gecesinde) elli vakit namazla emrolundu. Sonra bunu beşe indirinceye kadar Rabbinize müracaatta bulundu.” Ebu Katade ibnu Rıbi anlatıyor: “Allah-u Zülcelal hazretleri buyurdu ki: ‘Senin ümmetine beş vakit namazı farz kıldım ve kim bunu vaktinde kılmaya devam ederse onu cennete koyacağım’ diye katımda, ahidde bulundum. Kim de bunu vaktinde kılmaya devam etmezse katımda onun için hiçbir ahid yoktur.” Bunların ne derece doğru olduğunu açıklar mısınız?
MANTIK KABUL ETMEZ
CEVAP: Bu tür pazarlık rivayetleriyle avunup durmayın lütfen. Biraz mantıklı düşünülse, Mirac gibi bir olayda tamamen beşeri bilincinden geçmesi gereken bir Peygamber’in sanki dünyada sıradan bir durumda imiş gibi gelip Musa’ya danışmasının, birkaç kez Allah’a dönüp başvurmasının, Allah’ın her seferinde yarısını atmasının, aklın kabul edeceği bir şey olmadığı anlaşılır. Tutalım ki her defasında yarısını attı. İlk seferde 50’nin yarısı geriye 25 vakit kalır. Sonrasında 12.5 vakit, sonrasında da 6.25 kalır. Nerede 5 vakit? Allah katında sözün değiştirilmeyeceğini Kuran vurguluyor (Kaf: 28, En’âm: 33, 114, Kehf: 26).
PEYGAMBER’İN RÜYASI
Ama bu rivayete göre Allah, verdiği emri, daha tebliğ edilmeden 5 kez değiştiriyor. Musa, Peygamberimizden daha mı akıllı ki Peygamber’e, “Bu çoktur, senin ümmetin zayıftır, yapamazlar” diyor.
Kaldı ki Buhari’deki rivayete göre bu olay, Hz. Muhammed henüz peygamber olmadan önce Kâbe yanında uyurken gördüğü bir rüyadır. Peki Daha peygamber olmadan beş vakit namaz mı farz kılınıyor? Lütfen “Yüce Kuran’ın Çağdaş Tefsiri” adlı eserimizde İsra Suresi’nin tefsirini, önyargılardan kurtularak okuyunuz. Çünkü önyargı, hidayetin ve gerçeği anlamanın önünde en büyük engeldir. Kuran tedebbürü yani ince ince düşünmeyi emrediyor.
Gerçeği anlamının önündeki en büyük engel ön yargıdır
İbn Abbas Radıyallahu Anh anlatıyor: “Peygamberiniz (Mirac gecesinde) elli vakit namazla emrolundu. Sonra bunu beşe indirinceye kadar Rabbinize müracaatta bulundu.”
Haberin Devamı

