Toprak İsrafı
İsrafımız sadece suyla sınırlı değil. Topraklarımızı da israf ediyoruz, hoyratça kullanıyoruz. Bursa ve Yalova dünyanın cennetiydi. Biz ne yaptık? Her iki ilimizin en verimli toprakları, şeftali ve elma bahçeleri üzerine fabrikalar kurduk. Tabii fabrika olan yerlerde konuta da ihtiyaç oluyor. Böylece en verimli topraklar apartmanlarla doldu. Yıllar önce Elazığ’da öğretmenken bizi bir köye davet ettiler. Köyün iki bölümü vardı. Eski bölümü dağlar üzerinde, yeni bölümü düz arazideydi. Ben, “Eskiler güvenlik ve toprağı korumak için evleri dağlara yapmışlar” dedim. O zamanın müftüsü ise “Akıl yoktu, akıl” diye cevap vermişti.
Aslında akıl yoktu değil, onlar akıllı oldukları için öyle yapmışlardı. Toprak mahsul içindir. Onu yapılaştırdıktan sonra yeniden kazanmak kolay değil. İki gün önce Trabzon’daydım. Oradan Ayder’e kadar uzandık. Cennet gibi yerler. Eski Trabzon, dağlar üzerinde kurulmuş. Ama şimdiki yöneticiler, Trabzon’un ürün kaynağı olan topraklarını yapılaşmaya açmışlar. Bu basiretli (!) yöneticiler sayesinde Trabzon’un zaten kısıtlı olan düz toprakları, sebze ve meyve tarlaları apartmanlarla dolmuş. Bunları görünce kültürsüz, cahil sandığımız atalarımızı rahmet ve takdirle anmamak mümkün mü? Onlar düşünmüşler, güzelim düz tarlalara kıymamışlar. Gelecek kuşaklara, yani bizlere bırakmışlar o toprakları. Ama bizim neslimiz gelecek kuşaklara bir şey bırakmadı.
Bir zaman Yalova’da eski bakanlardan merhum Adnan Kahveci ile sohbet etmiştik. Ona, “Yalova’nın en güzel toprakları betonlaşıyor, devlet niçin buna müsaade ediyor” demiştim. Kahveci de bu işe son derece karşı olduğunu, meyve bahçeleri ve tarım arazisi üzerinde yapılaşmanın önlenmesi için bir proje sunacağını söylemişti. Ama rahmetli oldu. Sonra gelen idarecilerden bazıları pamuk tarlaları üzerinde traktör fabrikası kurdurmaktan ötürü övündü. Her gün ormanlarımız yanıyor. İki sorumsuz, iki saatlik keyif için gelip ormanda mangal yakıyor, ateşi söndürmeden çekip gidiyor. Kimsenin gözünün yaşına bakmadan ormanda yangın çıkaranlar şiddetle cezalandırılsa bunun önü alınır. Akif’in dillendirdiği üzere:
“Adam aldırma da geç git diyemem, aldırırım
Çiğnerim çiğnenirim hakkı tutar kaldırırım”
Bu bilinçle hareket edilirse vatan kurtulur.
Gelecek kuşağa ne bırakıyoruz?
Haberin Devamı

