Fıkıhçıların görüşlerini yansıtmıştım

Konya'dan yazan Akın Ülkebay'a anımsatması için teşekkür ederim. İhmal ettiğimiz önemli bir noktaya değinen Akın Bey özetle şöyle diyor

Haberin Devamı

Konya'dan yazan Akın Ülkebay'a anımsatması için teşekkür ederim. İhmal ettiğimiz önemli bir noktaya değinen Akın Bey özetle şöyle diyor: "VATAN Gazetesi'nin dağıttığı tefsirinizde adetli kadının oruç tutamayacağını, namaz kılamayacağını, Kur'ân okuyamayacağını yazıyorsunuz. Oysa 17 Ocak 2004 tarihli yazınızda âdet halinin cünüplük olmadığını, adetli kadına bu ibadetleri yapma yasağının getirilmediğini, her türlü ibadeti yapabileceğini söylüyorsunuz. Bu görüşlerin hangisi doğrudur?"

Akın Bey'in işaret ettiği, tefsirin yıllar önce çıkan eski versiyonundaydı. Orada klasik fıkıh bilginlerinin görüşlerini yansıtmıştım. Ama kendi araştırmamın sonucunu yeni versiyona yansıttım ve Kur'ân Ansiklopedisi'nde ayrıntılı olarak açıkladığım gibi iki yıl önce yayınladığımız Kur'ân Mesajı dergimizde de izah ettim. Dağıtılan tefsir, özet olduğu için âdet haliyle ilgili fıkıhcıların görüşlerini yansıtmıştım. Kendi görüşümüz ise tefsirin ana versiyonunda vardır. Şimdi oradaki görüşümüzü aktarıyorum.

Hastalık eseri sayılır
Hayd; dilde akmak, taşmak anlamına gelen haydi, kadının âdet görmesi anlamında bir terimdir. Fakîhlere göre âdet süresi en az üç, en çok on gündür. Bundan az veya çok süre akan kan, hayd değil, hastalık eseri sayılır. Yine fakîhlere göre hayd halinde kadın oruç tutamaz, namaz kılamaz, Kur'ân'a el süremez, cinsel ilişkide bulunamaz. Orucunu sonra kaza eder ama namazı kaza etmez. Fakîhler kişi rivayetleriyle gelen hadislere dayanarak bu yargılara varmışlardır. Adetli kadının namaz kılamayacağı hakkındaki rivayet, sadece Hz. Ayşe'ye dayandırılmaktadır. O da ilim ifade edecek nitelik ve güçte değildir.

"Yıkan ve namazını kıl"
Ayşe'den gelen bir rivayete göre zamansız âdet gören bir kadın [Rivayetlerde bu kadının ismi değişik verilmektedir. Kimine göre Fâtıma binti Ebî Hubeyş (Müslim, Hayd: b. 14, h. 62) kimine göre Abdu'r-Rahmân ibn Avf'ın karısı, Peygamber'in de baldızı olan Ümmü Habîbe binti Cahş (Müslim, Hayd: b. 14, h. 63-64)], Allah'ın Elçisi'ne düzensiz âdet gördüğünü, bu durumda namaz kılıp kılamayacağını sormuş, Allah'ın Elçisi, "O gerçek âdet değildir, yıkan ve namazını kıl" demiştir (Müslim, Hayd: b. 14, h. 62-64). Bu kadın, her vakitte yıkanıp namazını kılarmış (Müslim, Hayd: b. 14, h. 66). Bu rivayeti duyan Abdu'r-Rahmân ibn Hişâm, "Allah, Hind'e rahmet eylesin. Keşke bu fetvayı duysaydı. Vallahi bu özründen dolayı namaz kılamadığı için ağlayacak derecede üzülürdü" demiştir (Müslim, Hayd: b. 14, h. 64).

Yarın: İbadete engel olmayan özür.

DİĞER YENİ YAZILAR