Soru: Güney Asya'da yaşanan felaket sebebiyle tüm insanlığın büyük bir üzüntü içinde olduğuna inanıyorum. Ben de kendimce bir yardımda bulunacağım. Yapacağım bağışın yanında kurban için ayıracağım parayı da bu insanlara göndermek istiyorum. Dinen bir sakıncası var mı? Dernek veya vakıflara vekalet vererek kurban kestirilmesi dinimizce caiz midir? Cuma namazıyla ikindi namazı, cuma namazının vaktinde cem-i takdim edilerek kılınabilir mi? (Aydın Ezel)
Cevap: İslâm âlimlerinin büyük çoğunluğuna göre kurban kesmek sünnettir. Kesen sevap işler. Kesmeyen günahkâr olmaz. Kurbanın vacip olduğunu söyleyenler çok azınlıkta kalır. Fıkıh kitaplarına göre herhangi bir sebeple satın alınıp da bayram günlerinde kesilmeyen kurbanın parası tasadduk edilir. Görüldüğü üzere kurban sünnetken, çok yoksul ve darda kalmış insanlara yardım etmek farz derecesinde bir din hükmüdür.
Benim kanaatime göre isteyen, kurban için ayırdığı parayı, bayramdan hemen sonra Güneydoğu Asya'da deprem ve tsunami felaketzedelerine yardım olarak gönderirlerse büyük sevap işlemiş olurlar. Diğer sorularınıza gelince, dernek ve vakıflar, şartlı bağışı alıp kurban keser ve ayırım yapmadan gerçek fakirlere verirlerse onlara vekalet verilip kurban kestirilebilir. İkindi namazı, cuma namazıyla (cumanın vakti içinde) birleştirilerek kılınabilir.
Eğitim kişiyi olgunlaştırır
Soru: "Köyde yerleşip kalmak, aklı mezara koymaya benzer" diye bir hadis var mı? (Bilal Yılmaz/Avustralya)
Cevap: Sevgili Bilâl Bey, öyle bir hadis bilmiyorum. Araştırdım, o lafızla bulamadım. Ama Kur'ân-ı Kerîm, Tevbe: 97-98'inci ayetlerinde çöl Araplarının, küfür ve nifakta çok ileri olduklarını, Allah'ın sınırlarını tanımamaya elverişli bulunduklarını bildiriyor.
Çünkü Bedevi Arap, sıcak ve kuru havanın etkisinde, hiçbir eğitim görmeden yetişmiş insandır. Halbuki kültür ve eğitim gördükçe insanın ahlâkı düzelir, olgunlaşır. Kültürsüz, eğitimsiz, katı çevre içinde ve birbiriyle kavga ede ede yetişen insan bencil, menfaatçi, hırçın, katı ve kaba olur. Allah'ın sınırlarını çiğnemekten çekinmez, yasa tanımaz. Bu konuda Hz. Mevlânâ'nın bir beyti var:
Deh merev deh merdrâ ahmak koned,
Akl-râ bîfer ve bî ravnak koned.
Bu beyitin açıklaması:
Köye gitme, köy kişiyi ahmak yapar,
Aklı fersiz (güçsüz) ve sönük bırakır.
Felaketzedelere yardım edelim!
İslâm âlimlerinin büyük çoğunluğuna göre kurban kesmek sünnettir. Kesen sevap işler. Kesmeyen günahkâr olmaz. Kurbanın vacip olduğunu söyleyenler çok azınlıkta kalır
Haberin Devamı

