Fakir zorda, milyarları kabirlere aktarıyoruz!

Kabirleri ziyaret etmek ayrı bir şey, kabirlere milyarları akıtmak apayrı bir şeydir. Kabirleri adeta saray gibi mermerlerle döşemek, bu konuda herkesin birbiriyle yarışması, çok yanlış bir davranıştır

Haberin Devamı

Kabirleri ziyaret etmek ayrı bir şey, kabirlere milyarları akıtmak apayrı bir şeydir. Kabirleri adeta saray gibi mermerlerle döşemek, bu konuda herkesin birbiriyle yarışması, çok yanlış bir davranıştır. Kabristana bakın hele, yazık değil mi bu kadar masrafa. Peygamberimizin türbesi veya kabri yapılmamıştır.

Fakir fukara sıkıntı içindeyken biz milyonları kabirlere akıtıyoruz. Bunlar İslâm'a aykırı şeyler, israftır. Yüce Allah: "Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz; çünkü O, israf edenleri sevmez." buyurmaktadır.

İsraf ne demek? Parayı, malı gereksiz yere harcamaktır. Kabirleri o şekilde mermerlerle donatmak, içinde yatana hiçbir yarar sağlamaz. Bu, özentiden başka bir şey değildir. "Üzüm üzüme baka baka kararır." Herkes birbirine bakıyor, böylece benim anamın, babamın, yahut eşimin, akrabamın kabri şunlardan güzel, en azından şunlar gibi olmalı özentisi başlıyor. Böylece kabirler anıt haline getiriliyor. Kabirler sade olmalı. Başlarına birer taş dikilsin, yeter. Zaten o taşlar, mermerler de ne kadar gidecek sanki bir düşünün. İki bin, üç bin sene gidecek hali yok ya. İnsan, ruhtan ibarettir. Şâirin dediği gibi "Ademî dedikleri endîşedir, Gayri âdem üstühân-ü rîşedir!"

Yani insan, düşünceden, ruhtan ibarettir. Bunun ötesinde insanın fiziği, kemik ve tüyden başka bir şey değildir. Ruh bedenin içinde kaldığı sürece bedenin bir değeri vardır. Ruh uçup gittikten sonra beden bir şeye yaramaz, kokuşmaya başlar, sonunda çürüyüp temel elemanlarını oluşturan toprağa karışır.

İçinde oturan olmadıktan sonra evin ne değeri var? Evin sakinleri çekip gitti, bakanı yok onaranı yok. O ev harap olmaz mı? Ruh da beden evindeydi, çıkıp kendine özgü bir dünyaya gitti. Bir daha gelip de içinden çıktığı bedene girmez, giremez. Hiç böyle bir şey düşünmeyin. Bu tür düşünceler hep hayaldir. Allah, âhirette ruha ayrı bir beden verecek. Zamanın hiç yıpratamayacağı beden. O âhiret bedeninin, ruhun içinden çıktığı bu fizik bedenle hiçbir ilgisi yoktur.

Şu halde fiziksel görünüşe bu kadar itibar etmenin gereği yok. Ruh ölmez, canı öldürmek mümkün değildir. Ölüm, fizik bedene özgüdür. Ölüm, sadece ruhun oturduğu fizik bedenin yıkılmasıdır. Fizik bedenin yıkılmasıyla ruh kendi âlemine gider. Eğer iyi ise peygamberlerle, sıddıklarla, şehitlerle ve salihlerle beraber olur: "Kim Allah'a ve Elçi'ye itaat ederse işte onlar, Allah'ın nimet verdiği peygamberler, sıddîklar, şehitler ve salihlerle beraberdir. Onlar da ne güzel arkadaştır!"

Kötü ruhun yeri ise cehennemdir. Orada kendi karakterindeki ruhlarla beraber birtakım sıkıntı ve azâb aşamalarından geçer. Bazen uzun süre yalnızlığın acı ve ıstırabını da çeker.

DİĞER YENİ YAZILAR