Fakir olan akrabalara zekât verilir

Zekât, İslâm'ın temellerinden biridir. Akıllı, ergin olup, borcundan ve temel ihtiyaçlarından fazla olarak 81 gram altın değerinde bir parası, yani yaklaşık 2.500 YTL'si bulunan Müslüman'ın, parasının kırkta birini zekât olarak yoksullara vermesi gerekir

Haberin Devamı

Zekât, İslâm'ın temellerinden biridir. Akıllı, ergin olup, borcundan ve temel ihtiyaçlarından fazla olarak 81 gram altın değerinde bir parası, yani yaklaşık 2.500 YTL'si bulunan Müslüman'ın, parasının kırkta birini zekât olarak yoksullara vermesi gerekir. Zekât malı azaltmaz, tersine bereketlendirir. Zaten zekâtın temel anlamı da artmak, gelişmek, büyümektir. Tevbe Suresi'nin 60'inci ayetinde zekâtın kimlere verileceği bildirilmektedir. "Sadakalar (zekâtlar), Allah'tan bir farz olarak fakirlere, miskinlere, zekât tahsildarlarına, kalpleri İslâm'a ısındırılacak olanlara, kölelik altında bulunanlara, borçlulara, Allah yoluna ve yolcuya mahsustur."

Bugün artık zekât tahsildarı olmadığı gibi köle de yoktur. Borcunu ödedikten sonra geriye nisap miktarı malı kalmayacak olan borçlulara da zekât verilir. Borçlunun hürriyeti de bir bakıma kısıtlandığından onu bu güç durumdan kurtarmak için kendisine zekât verilir ve böyle kimselere zekât vermek daha faziletlidir.

İhtiyaç içine düşebilir

Allah yolu, Allah için savaşa hazırlanmak ve yalnız savaşla meşgul olan kimselere silah almak, bunları donatmak ve bunların ihtiyaçlarını karşılamak için zekât verilir. Yolcu da memleketinden ayrı düşen garip kimsedir. Garip, memleketinde zengin dahi olsa, yabancı yerde ihtiyaç içine düşebilir. İşte muhtaç duruma düşen garibin ihtiyacını karşılamak üzere kendisine zekât verilir.

Fakat garip zengin ise onun için en uygun olan, borç alıp sonradan gönderme-sidir. Kişinin köklerine ve dallarına, yani babası, anası, dedeleri gibi kendilerinden türe-diği köklerine, oğlu, kızı, torunları gibi kendisinden türeyen dallarına zekât verilmez. Keza insanın, kendi karısına, Ebu Hanife'ye göre kadının, kendi kocasına zekât vermesi de caiz değildir.

Babalar, dedeler, oğullar, torunlar haricinde fakir akrabaya, kardeşlere, amcalara, dayılara, halalara, teyzelere ve diğer yakınlara zekât verilebilir. Akraba içerisinde de önce kardeşler, kızkardeşler, bunların çocukla-n, amcalar, dayılar, teyzeler, bunların çocukları ve diğer akraba sırasıyla tercih edilir. Zekât verecek kimse, önce akrabası arasındaki fakirlere, sonra mahallesinin fakirlerine, sonra oturduğu şehrin fakirlerine, sonra diğer Müslüman şehirlerde oturan fakirlere verir.

DİĞER YENİ YAZILAR