Ezan, sadık bir rüyayla öğretilmiştir

Ezan namaza çağrı, müezzin de bu çağrıyı yapan kimsedir. Ezan, Medine devrinde meşru olmuştur (yasalaşmıştır). Ezan vahiy değil, sadık bir rüyayla öğretilmiş bir namaza çağrı nidasıdır

Haberin Devamı

Soru: Ezan, vahiy midir? Değilse sözleri kime aittir? (Hüsamettin Sayram)

Cevap: Ezan namaza çağrı, müezzin de bu çağrıyı yapan kimsedir. Ezan, Medine devrinde meşru olmuştur (yasalaşmıştır). Ezan vahiy değil, sadık bir rüyayla öğretilmiş bir namaza çağrı nidasıdır. Olay şöyle olmuştur: Hz. Peygamber namazı, vakti içinde bazen geç, bazen erken kılardı. Cemaatle namazın kılınacağı vakti kestiremediklerinden sahabilerden kimi erkenden gelip bekler, kimi de geç gelir, namaza yetişemezdi. Peygamber (s.a.v.) bunu bir düzene sokmak için namaz vaktini ilan etmeyi düşündü ve namaza nasıl çağrı yapılacağı konusunu arkadaşlarına danıştı.

Elinde bir çan vardı
Kimi ateş yakmak, kimi boru çalmak, kimi nâkus (üzerine bir odun parçasıyla vurulan uzun bir odun parçası. Doğu Hıristiyanları, ibadet vakitlerini böyle bir yöntemle duyururlardı. Daha sonra çan geliştirilmiştir) tarzını, kimi de bayrak dikmeyi önerdi. Bu yöntemlerin hiçbiri Peygamber'i tatmin etmedi. O, tamamen Müslümanlara özgü, orijinal bir çağrı yöntemi düşünüyordu. Meclis, karara varmadan dağıldı.

Abdullah ibn Zeyd adında Ensarlı bir sa-habi, o gece bir rüya gördü. Rüyasında üzerinde iki yeşil elbise olan bir adam gelmiş, bir duvar parçası üzerinde durmuştu. Elinde bir çan vardı. Zeyd sordu:

- Onu bana satar mısın?

- Ne yapacaksın?

- Namazımızın vaktinde çalarız.

- Sana daha iyisini göstersem olmaz mı?

Hz. Ömer de görmüş
Sonra kıbleye karşı durup, "Allahu ekber" diye başladı ve ezanı baştan sona kadar okudu. Bitirince yeniden başlayıp okudu, sonuna yakın "kad kameti's-salâh" kelimelerini ekledi. Abdullah hemen Peygamber'e koşup olayı anlattı. Peygamber, "Rüyan gerçektir. Bilâl'e öğret, okusun. Çünkü onun sesi seninkinden gürdür" dedi. Peygamber'in emri üzerine Abdullah, ezanı Bilâl'e öğretti ve Bilâl bir evin damına çıkıp ezanı okudu.

Ezanı duyan Hz. Ömer, yatağından fırlayıp gömleğiyle koştu, geldi ve "Ya Resûlallah, seni Peygamber olarak gönderen Allah'a andolsun ki, bunun gördüğü rüyayı ben de gördüm ama o, benden önce gelmiş" dedi (Müslim, Salât: 1, 2; İbn Mâce, Ezan: 1). O gece ashabdan yedi kişinin aynı rüyayı gördükleri rivayet edilir. Böylece ezan, Peygamber'in emriyle uygulanıp sünnet olmuştur.

DİĞER YENİ YAZILAR