'Emrolunduğu gibi doğru ol'

Doğruluk (Sıdk): Doğruluk, Kur'ân'da Allah'ın sıfatı olarak anılmıştır. "Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir?" (Nisa: 87, 122)

Haberin Devamı

Doğruluk (Sıdk): Doğruluk, Kur'ân'da Allah'ın sıfatı olarak anılmıştır. "Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir?" (Nisa: 87, 122). Allah elçilerinin en belirgin sıfatlarından biri de doğruluktur. "Kitap'ta İbrahim'i de an, gerçekten o, çok doğru bir peygamberdi" (Meryem: 41, 56). Doğruluk, Allah'a imandan sonra Müslüman'ın en başta gelen sıfatıdır. "Rabbimiz Allah deyip doğru olanlar... İşte cennetle müjdelenenler onlardır" (Fussilet: 30). Kur'ân, Allah'tan korkmayı, doğru olmayı ve sadık(doğru)larla beraber olmayı emreder. "Ey inananlar, Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin" (Ahzâb: 70), "Ey inananlar, Allah'tan korkun ve sadıklarla beraber olun" (Tevbe: 119).

Allah'ın huzurunda doğru söyleyenden başkasının konuşmasına müsaade edilmez. "O gün ruh ve melekler sıra olur ancak Rahman'ın izin verdiği konuşabilir ve o da sadece doğruyu söyler" (Nebe: 80/38). "Öyleyse emrolunduğun gibi doğru ol, seninle beraber tevbe edenler de (doğru olsunlar). Taşkınlık etmeyiniz. Çünkü O, yaptıklarınızı görmektedir. Sakın zulmedenlere dayanmayın, sonra size ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka velileriniz yoktur" (Hûd: 112-113).

Doğruluğu emreden ayetler, İslâm dininin asıl çekirdeğini oluşturan ayetlerdendir. Müminin, gerek Yaratana gerek yaratıklara karşı doğru olması, haksız davrananlara dayanmaması, onlara iltifat etmemesi gerekir. Abdullah ibn Abbâs, bu buyruğun önemine şu sözüyle dikkati çekmiştir: "Allah'ın Elçisi'ne, bu ayetten daha zor gelen bir ayet inmemiştir. O kadar ki Peygamber, 'Hûd Suresi ve kardeşleri beni ihtiyarlattı' dedi. Surenin nesinin kendisini ihtiyarlattığı sorulunca, 'Emrolunduğun gibi doğru ol' ayetinin kendisini ihtiyarlattığını söyledi." Fussilet 30-33'üncü ayetlerde yalnız Allah'ı Rab bilip doğru hareket eden müminlerin, melekler tarafından desteklenecekleri, cennetle müjdelenecekleri belirtilmekte ve Allah'a çağıran, iyi, güzel, dürüst hareket eden Müslüman'dan daha güzel sözlü hiç kimsenin olamayacağı vurgulanmaktadır. Burada Müslüman'ın üç vasfı belirtilmiştir: 1- Hakka çağırmak, 2- İyi, güzel ve dürüst iş yapmak, 3- Güzel, doğru konuşmak.

İslâm mutasavvıflarına göre doğruluk: Doğruluk, bütün mertebelerin kaynağı olan yüce bir makamdır. Yolu buradan geçmeyen sâlik, menzile ulaşamaz, helak olur. Mümin ve münafık, cennetlik ve cehennemlik, bununla birbirinden ayırdedilir. Din binasının temeli, yakin otağının direği olan sıdk (doğruluk), peygamberlik derecesinden sonra ikinci derecedir. Yüce Allah, "Allah'a ve Elçiye itaat edenler, Allah'ın nimetine erdirdiği peygamberler, sıddikler, şehitler ve salihlerle beraberdirler. Onlar da ne güzel arkadaştırlar" (Nisa: 69) buyurmuş. (Devam edecek)

DİĞER YENİ YAZILAR