Emeğinizin karşılığı helâldir

Sadettin Çelik adlı okurumun 4 sorusundan ikisini dünkü yazımda cevaplamıştım. Okurumun kalan iki sorusunu da bugün cevaplıyorum

Haberin Devamı

Sadettin Çelik adlı okurumun 4 sorusundan ikisini dünkü yazımda cevaplamıştım. Okurumun kalan iki sorusunu da bugün cevaplıyorum.

Cevap: 3- İlk insandan bu yana ölenler sürekli olarak azap çekmezler. Dediğim gibi onlar, dünyada yaptıkları kötü işlerin cezasını çektikten sonra Allah'ın lütfuyla kurtulurlar, ya Allah onlara yeni bir bedensel hayat fırsatı verir veya tümüyle affedip cennete sokar. Ahireti, yaşadığımız şu madde alemindeki zamanla kıyaslamayın. Orada yaşlanma olmadığına göre zaman da yoktur. Ahiret işlerinin iç yüzünü sadece Allah bilir. Hiç kimse oranın ayrıntılannı bilemez. Ruhun ebediliğine, dünyada yaptıklarına uygun bir hayat içine gideceğine inanmak yeterlidir.

Cevap: 4- Siz nerede çalışırsanız çalışın, emeğiniz karşılığı olarak aldığınız maaş helâldir. Bankalar da devletin yasaları uyarınca kurulmuş, zamanın vazgeçilmez ekonomik kurumlardır. Tüm kamu ve özel sektör görevlileri, verdikleri hizmet karşılığında maaş alırlar. Bankanın faiz sistemiyle çalışması, sizin maaşınızı haram kılmaz. Önce bugün banka faizinin, hele hele batı standardındaki banka faizinin haram olduğunu söyleyemeyiz.

Bu Bankalar, İslâm yasalarını uygulayan Osmanlı Devleti'nde Şeyhülislâmlığın fetvasıyla kurulmuştur. Aynı zamanda halife olan Sultan Abdülhamid de bankada tuttuğu parasının faizini almıştır. Bu zamanda aşırı saplantılara kapılmanın yararı yoktur kanısındayım.

Açık giyinmenin sınırı
Soru: 9 yıldan beri namaz kılıyorum. Türbanlı değilim. Giyim kuşamıma ne derece dikkat etmeliyim? (Asuman Akbulut)

Cevap: Başörtüsü, Allah'ın emridir. Ama dini sadece başörtüsüne endekslemek doğru değildir. Çeşitli nedenlerle başını örtemeyen hanım da namazını kılmalı, orucunu tutmalı, dini görevlerini yapmalıdır. Kimin ibadetinin kabul edileceğini, kimin kabul edilmeyeceğini sadece Allah bilir. Başörtüsü taktığı için içinde gurur taşıyan kimse, dinin ruhundan uzaklaşmış olur. Yani her şey başörtüsünden ibaret değildir.

Açık giyinmenin sının ancak Kur'ân'la belirlenir. Kur'ân'da kadınların ziynetlerini göstermeleri yasaklanmış ancak kendiliğinden görünen ziynet ve ziynet yerleri serbest bırakılmıştır. Yorumculara göre kendiliğinden görünen ziynet yerleri el, yüz ve ayaklardır. Buraların, yabancı erkeklere karşı kapatılması gerekir. İmamı A'zam'a göre kolların yarısı da açık tutulabilir. Çünkü kadın çalışırken kollarını sıvamak zorunda kalır. Bu bakımdan Ebu Hanîfe, kolların en azından yansını, örtünmeden muaf görmüştür.

Tamamen kolsuz tişört ve mayoyla yabancı erkeklere görünmek haramdır. Fakat mahremi olan erkeklerin yanında bunlar giyilebilir. Vücudun diğer kısımları yabancı erkeklere karşı kapatılır. Ama mahremlere yani babaya, amcaya, kayınpedere karşı bedeni böyle kapatmaya gerek yoktur. Bunların yanında dekolte kıyafetle de dolaşılabilir.

DİĞER YENİ YAZILAR