Durdurun bu kararı!

Nijerya'daki Şeriat Mahkemesi'nin sayın yargıçları, verdiğiniz recm kararı Kur'ân'a aykırıdır, bunu lütfen kaldırın, aksi takdirde İslâm'ın imajına zarar verirsiniz. Çünkü Kur'ân'da recm yoktur

Haberin Devamı

Nijerya'daki Şeriat Mahkemesi'nin sayın yargıçları, verdiğiniz recm kararı Kur'ân'a aykırıdır, bunu lütfen kaldırın, aksi takdirde İslâm'ın imajına zarar verirsiniz. Çünkü Kur'ân'da recm yoktur. Kur'ân'a göre iki çeşit fuhuş vardır: Eşcinsellik ve zina. Nisa Suresi'nin 15-16'ncı ayetlerine göre eşcinsellik kadınlar arasında olursa cezası eylemi yapan kadının bundan vazgeçinceye kadar gözetim altında tutulmasıdır, erkekler arasında olursa eziyettir (bir miktar dövme veya sözle hakaret etme).

Kesin kanıtlar var
Karşıt cinsler (erkek-kadın) arasındaki yasal olmayan cinsel ilişkinin adı zinadır. Zinanın cezası, Nur Suresi 2'nci ayete göre 100 sopadır. Eylemi yapanların, bekâr yahut evli olmaları fark etmez. Çünkü Kur'ân, kayıt koymamış, genel söylemiştir. Kur'ân'ın kayıtlamadığını insanların sınırlamaya hakları yoktur. Kur'ân'da recmin olmadığı, kesin kanıtlarla sabittir. Şöyle ki: Zina cezasını açıklayan ayetin ardından gelen ayetlerde, kocası tarafından zinayla suçlanıp dört şahitle eylemi tespit edilemeyen kadına azap (işkence) uygulanamayacağı belirtilmektedir. Demek ki evli kadının zina cezası öldürme değil, işkencedir (yani yüz sopadır). Yoksa ayette, bu kadının dövülmeyeceği değil, recm edilmeyeceği, öldürülmeyeceği ifadesi kullanılırdı.

"Keşke bıraksaydınız"
Nisa Suresi'nin 25'inci ayetine göre zina eden evli cariyelere, hür kadınların yarısı kadar ceza verileceği belirtilmiştir. Hür kadının zina cezası 100 sopadır, bunun yarısı 50 sopa eder. Eğer hür evli kadının zina cezası recm (taşla öldürme) olsaydı, yarısı olmazdı.
Hz. Peygamber'in Mâiz isimli birini recmettirdiği rivayeti ise çelişkilerle doludur. Çünkü rivayete göre Peygamber onu götürüp recmedenlere, olayın nasıl geçtiğini sormuş, onlar da taşlamaya başladıklarında Maiz'in kaçmaya çalıştığını ama bırakmadıklarını, taşlayıp öldürdüklerini söylemişler. Peygamber, "Keşke bıraksaydınız" demiş. Şayet rivayet doğru ise Peygamber'in, bu cezanın uygulanmasından memnun olmadığını gösterir. Peygamber, uygulanmasından hoşlanmadığı, Kur'ân'da dayanağı bulunmayan bir cezayı niçin uygulatsın?
* Bu konuya yarın da devam edeceğim.

Düzeltme: Dünkü yazımın son kısımlarında "Râşid Halifeler dönemindeki hutbe namazdan önceydi, Emevîler onu namazdan sonraya aldılar" cümlesi hatalıdır. Bu cümle, "Râşid Halifeler dönemindeki hutbe namazdan sonraydı, Emevîler onu namazdan önceye aldılar" şeklinde olacaktır. Düzeltir özür dilerim.

DİĞER YENİ YAZILAR