Duanın kabulü Allah'a aittir

Duaların yüzde yüz kabul edileceği bir vakit bilmiyorum. Bazı zamanlar ve durumlar duaların kabulünde etkindir ama duanın yüzde yüz kabul edileceği garantisi yoktur

Haberin Devamı

Soru: Belli günler ve günün belli zamanlarında duaların yüzde yüz kabul edileceği rivayeti doğru mudur?

Cevap: Duaların yüzde yüz kabul edileceği bir vakit bilmiyorum. Bazı zamanlar ve durumlar duaların kabulünde etkindir ama duanın yüzde yüz kabul edileceği garantisi yoktur. Bu, Allah'a ait bir şeydir. Allah dilerse kabul eder, dilerse etmez. Belki kulun çok istediği şey, hakkında iyi değildir. Kul, işlerin iç yüzünü bilmez. Bunun için bazen görünüre aldanarak, aslında kendisi için kötü sonuç verecek şeyleri de ister. Allah'ın o duayı kabul etmemesi, kulun hayrınadır. İsrâ Suresi'nde, "İnsan, hayra dua eder gibi şerre dua etmekte(hayrı ister gibi şerri istemekte)dir. insan pek acelecidir" (İsrâ: 11) buyurulmaktadır.

Gerçekten insan, bazen aleyhine olacak bir şeyi hayır sanarak ister, olması için ısrarla dua eder, yalvarır, olmayınca da çok üzülür. Gerçekte onun olması, kendi aleyhinedir, olmaması lehinedir.

Duanın daha çok kabul edileceği zamanlar seher vakitleri, cuma zamanı, iftar vakitleri, bayram sabahlarıdır. Özellikle secde aralarında ve secdelerin ardından yapılacak dua çok makbuldür. Onun için Peygamberimiz rükûdan doğrulurken, iki secde arasında otururken ve secdenin ardından tespihten sonra dua ederdi.

Namazda önemli olan kelimeler değil niyettir
Soru: Namaz sırasında, sureleri okurken telaffuzlarında hata yapıyorum. Namazda okuduğum her sureyi birkaç kez okuyorum. Onun için mesela yatsı namazını kılmam bir saati buluyor ve bunun yanında kıldığım namaz içime sinmiyor. Ne yapmalıyım? (Halil Ceylan)

Cevap: Namazda önemli olan kelimelerin söyleniş tarzı değil, niyetidir. Siz kelime kalıplarına takılıp kalacağınıza kalbinizi böyle vesvese ve evhamlardan kurtarmaya çalışınız. Allah, sizin ağzınızdan çıkacak kelimenin söyleniş biçimine bakmaz, gönlünüze, düşüncenize bakar. Kelimelerle, kalıplarla uğraşıp durmak, size zerre kadar erdem ve sevap kazandırmaz. Bu tür ham sofu düşünceleri bırakın da gönlünüzü Allah'a vermeye, ibadet esnasında Allah'tan başka hiçbir şeyi düşünmemeye çalışın. Allah'ı zikir, yani Allah aşkı ve arasıyla olan ibadet makbuldür, değilse "kaf"ı şöyle çatlatmışın, "dat"ı şöyle telaffuz etmişsin, hiç önemli değildir. İmam Gazâlî de bu tür uğraşların, insana hiçbir yarar sağlamayacağını, tersine kalbi meşgul ettiği için vebal olacağını vurgulamaktadır.

DİĞER YENİ YAZILAR