Dr. Ataman'dan gelen mektup...

Sayın Hocam, siz bu ülke için çok kıymetli bir alimsiniz. Sizi her zaman sevmiş, saymış ve sizden feyz almışımdır. Yazılarınızı aksatmadan okuyorum

Haberin Devamı

Sayın Hocam, siz bu ülke için çok kıymetli bir alimsiniz. Sizi her zaman sevmiş, saymış ve sizden feyz almışımdır. Yazılarınızı aksatmadan okuyorum. Ben bir kulak-burun-boğaz hekimiyim. Evde eşim de çocuklar da yazılarınızı severek takip ediyor ve pek çok şey öğreniyorlar. Ben de doğru bilgilerle zihinlerinin dolması ve baüla sapmamaları için VATAN gazetesi alıyor, sizin yazılarınızı takip etmelerini sağlıyorum. Ancak sizden bir istirhamım olacak.

Bu, nefsimle ilgili bir konu değil. "Kur'ân ile aydınlığına koşalım" başlıklı yazınızdaki bir cümle içimi burktu. Kendi kendime, "Sayın hocam böyle demek istememiştir. Ancak herhalde gözünden kaçmıştır" dedim.

Fakat sonra vicdanım el vermedi, kendi kendime konuşmak yerine size bunu bildireyim, o da gözünden kaçtığı için hemen telafi eder diye düşündüm ve bu mektubu kaleme aldım. Bahse konu yazınızda, "peygamberlerin bile ayak sürçmeleri olabilir" şeklinde bir tabir kullanmışsınız. Elbette ki burada ne kastettiğiniz anlaşılıyor. Gerçekten bu mübarek insanların Kuran-ı Kerim'de anlatılan bazı konuları var. Nitekim Cenab-ı Allah onları hemen bu konuda uyarmış, onlar da bu hatalarını düzeltmişlerdir. Bunda hemfikiriz çünkü onlar da imtihan olan varlıklardır.

Peygamberdeb söz ederken...
Bize göre çok üstün insanlar, ancak imtihan şartlarında onların da kusurlu hareketleri olabilir. Ne var ki sayın hocam bu durumu, bu cümleyle, bu şekilde ifade etmek pek iyi olmamış. Mübarek peygamberlerimize karşı daha güzel, daha seçici, daha saygılı bir üslup kullanmakta fayda var diye düşünüyorum.

Böylesi Allah'ın da daha çok beğeneceği bir hareket olacaktır. Unutmayınız ki sizi her kesimden, her yaş grubundan, her kültürden insan okumakta. Dolayısıyla onlar sizin söylediğiniz sözün zahirine bakarlar ve sizi örnek alırlar. Bu sefer onlar da daha ileriye gidebilir, sizi emsal göstererek peygamberler hakkında daha rahat konuşabilirler. Fakat bu yakışık almaz. Böyle bir şeyi ifade ederken de daha itinalı, daha titiz olunması gerektiği kanaatindeyim. Nitekim Allah, Kur'ân-ı Kerim'de peygamberlerden övgüyle söz etmekte ve onların hayırlı insanlar olduğunu şöyle bildirmektedir: "Güç ve basiret sahibi olan kullarımız İbrahim'i, İshak'ı ve Yakub'u hatırla (38/45), 7s-mail'i, Elyesa'ı ve Zülkifl'i de hatırla. Hepsi de hayırlı olanlardandır (38/48)."

Bu mübarek insanlar hakkında konuşurken bizlerin de çok itinalı olması gerektiği açıktır. Affınıza sığınarak bunları yazdım ancak söylediklerim vicdani kanaatimdir ve söylediklerimde ısrarlıyım. Herhalde samimi niyetimi ve söylediklerimin önemini size hissettirebilmişimdir. (M. Necdet Ataman)

* Okurumun sorusunu yarınki yazımda cevaplayacağım.

DİĞER YENİ YAZILAR