Müslümanları birleştirmek, toplayıcı olmak, din adamının vazifesidir. Camiye, orduya ve okula asla siyaset sokulmamalıdır. Cami, partili, partisiz bütün vatandaşların huzur duyacağı bir yerdir ve öyle kalmalıdır. Parti havasının giren cami, toplayıcı olma vasfını kaybeder. O zaman din, özelliğini, safiyetini yitirir. Peygamberimiz Hz. Muhammed Aleyhisselâm, bize neyi haber vermişse, biz ancak onu bilebiliriz. Biz, herkes hakkında hüsnü zan besleriz. Harta herkesi Allah'ın velisi (sevgili kulu) sansak daha iyi olur. "Her gördüğünü Hızır bil, her geceyi Kadir bil" demişler.
Veli, Allah'ın sevdiği kul demektir. Evet, Allah'ın sevdiği kullar vardır. Yunus Suresi'nin 62'nci ayetine göre Allah'ın velilerine korku yoktur ve onlar üzüntüye uğramayacaklardır. Veli, Allah'ın sevdiği kul olduğuna göre kimdir Allah'ın sevdiği kul? Bir tane midir? Hayır, bir tane değildir. Enfal Suresi'nin 9'uncu ayeti, bütün müttakilerin (korunanların), Allah'ın velileri olduğunu beyan buyurmaktadır. Allah'a itaat eden bütün kulları, Allah'ın velileri, sevdiği kullandır. Allah, velilerinden hangisinin ötekilerden üstün olduğunu bize bildirmemiştir.
Veliler arasında derecelenmeler olduğunu belirten bazı hadisler nakledilirse de bunlar, üzerine itikat kurulabilecek derecede sağlam değildir. Binaenaleyh Kur'ân-ı Kerîm'in ruhuna göre Allah'ın emirlerini tutup O'nun yasaklarından kaçan müminleri, Allah'ın velisi kabul eder, bunlar arasındaki üstünlük ve derece meselesini Allah'a havale eyler ve herkese karşı özellikle salih kullara karşı hüsnü zan besler, büyüklere, alimlere saygı, küçüklere de şefkat gösteririz. Budur işte İslâm'ın nurlu yolu. Din adına, iman eden, namaz kılan insanların arasını açmak değildir Müslümanlık.
Hz. Ebubekir (r.a.)'in, halife seçildiği gün söylediği şu mübarek sözler ne güzeldir: "Ey insanlar, sizin en iyiniz değilim ama sizin başınıza geçirilmiş bulunuyorum. Güzel hareket edersem bana yardım ediniz, kötü hareket edersem bana karşı koyunuz. Doğruluk emanet, yalancılık hıyanettir. İçinizde zayıf olan, Allah'ın izniyle hakkını kendisine verinceye kadar yanımda en kuvvetlidir. İçinizde kuvvetli olan da gasp ettiği bir hakkı kendisinden alıp hak sahibine verinceye kadar yanımda en zayıftır. Cihadı bırakan toplumları Allah alçaltmış, fuhuşun yayıldığı toplumlara Allah yaygın bela vermiştir. Ben Allah'a ve Resulüne itaat ettiğim sürece siz de bana itaat ediniz. Ben Allah'a ve Resulüne isyan edersem, bana itaat etmeniz gerekmez. Namaza kalkınız. Allah size rahmet eylesin." (Tehzîbu Sîreti îbn Hişâm: 2/160-161, 1972 baskısı)
Doğruluk emanet yalancılık hıyanettir
Müslümanları birleştirmek, toplayıcı olmak, din adamının vazifesidir. Camiye, orduya ve okula asla siyaset sokulmamalıdır
Haberin Devamı

