Doğal güzelliğinizi bozmayın

Bazı rivayetlerde Hz. Peygamber'in, yüzündeki kılları çekenlere lanet ettiği yolunda söylemler vardır ama bunlar gerçeklere terstir...

Haberin Devamı

Soru: Kadınların güzelleşmek için yaptıkları şeyler dinen bir sakıncalı mı?

Cevap: Bazı rivayetlerde Hz. Peygamber'in, yüzündeki kılları çekenlere lanet ettiği yolunda söylemler vardır ama bunlar gerçeklere terstir. Hz. Peygamber, sakalını sanya boyardı. Bir yere gitmiş olan kimsenin, evine geceleyin aniden çıkıp gelmesini hoş görmez, kadınlara taranma, süslenme fırsatı tanınmasını emrederdi. Aynca Kuran, güzel giyinmeyi, süslenmeyi teşvik etmektedir. Kötü görülen şey süslenmek, güzelleşmek değil, Allah'ın yaratışını değiştirecek biçimde doğal durumu bozmak, tabii güzelliği çirkinleştirmektir.

Bazı hanımlar güzelleşeceğim derken yüzlerine kilolarca boya, allık, sürer, çeşitli kerih kokularla insanı tiksindirecek biçime sokarlar kendilerini. Bu, güzelleşmek değil, kişinin şahsiyetini bozması, doğasından kaçmasıdır. Her insanın bir güzel tarafı, kendine özgü bir kişiliği vardır. Onu değiştirecek şekilde değil güzelleştirecek şekilde süslenmek mubahtır hatta teşvik edilmiştir.

Namazın temeli Allah'ı anmadır
Soru:
Bayanların hayız ve nifas hallerinde de ibadetlerini yapabileceklerine ilişkin köşenizde bir yazınız çıkmış. Ancak bir türlü o yazıyı bulup okuyamadım. Bu konuda bilgi verir misiniz? (Nil Özge)

Cevap: Kadınlar hayız ve nifas hallerinde sadece cinsel ilişkide bulunmazlar. Bu husus, kocalara emirdir. O durumda bulunan kadınla ilişkide bulunan koca günahkâr olur. Namazın temeli Allah'ı anmadır. Her halde Allah'ı anmak, Kuran'in emridir. Ayrıca hayız hali 3-10 gün kabul edilmiştir. Bundan az veya çok akan kan, hastalık kanı sayılmış, o halde kadının namaz kılacağı belirtilmiştir. Bunlar insanların kendi yorumlandır. Az da gelse, çok da gelse kan aynı kanıdır, hayız kanıdır. Günün azlığı veya çokluğu âdetin düzeniyle ilgilidir. Hayız hali bir özür halidir. Hayızlı kadın her namaz için abdestini alıp ibadetini yapar. Cünüp insan bile, yıkanamadığı takdirde teyemmüm edip namaz kılmakla yükümlüyken isteğe bağlı olmayan âdet hali neden ibadete mani olsun? Bu konuda ayrıntı için "Kuran Ansiklopedisi" adlı kitabımın "Hayız" maddesine bakın.

Kuran helal ile haramı belirlemiştir
Soru:
Gereğinden fazla aldığımız eşyaların hesabını ahirette verecek miyiz? Adamın biri ahirette bir hamam taşıyla bir tarağın hesabını verememiş. Bu doğru mu?

Cevap: Kişinin helal parasıyla satın aldığı eşya, kendi helal malıdır. İnsan bir elbiseye muhtaçtır ama 10- 20 elbisesi de olabilir. Birden fazla elbise almak haram değil ki, bunun hesabı olsun. Ama insan başkasına yahut devlete ait bir malı, haksız yere zimmetine geçirirse zerre miktarı da olsa onun hebasını verecektir. Hırsızlığın küçüğü büyüğü olmaz. Hırsızlık hırsızlıktır ama miktan fazla ise cezası da fazladır. Tabii her şey Allah'ın takdirine bağlıdır. Hiç kimse hakkında kesin hüküm veremeyiz. Allah dilerse suçluyu affedip cennetine de sokar. O bir hamam taşıyla tarağın hesabını veremeyen adam meselesi ise insanlan korkutmak için üretilmiş bir rivayetir. Kuran, helal ile haramı belirlemiştir. Kuran'in yasaklamadığı şeyler helaldir, mubahtır.

Şarap fabrikasında çalışmak günah mı?
Soru:
Ablam Gıda Mühendisliği bölümü mezunu. Bir şarap fabrikasından çok cazip teklif aldı. Ablam burada çalışmaya başlarsa günah işlemiş olur mu? (Y. I.)

Cevap: Alkollü içki üretmek ve satmak haramdır ama bu fabrikada çalışan işçilerin aldıkları paranın haram olduğu kanısında değilim. İş bulamayan insan, rızkını temin için söz konusu iş yerinde çalışması mubah olur. Çünkü zorunluluklar sakıncaları ortadan kaldırır. Şarabı üreten ablanız değil, kuruculardır. Ablanız memurdur, işini yapar, ücretini alır. Kendisi üretilen şarabı satmaz. Emeğinin karşılığını alır.

DİĞER YENİ YAZILAR