Dinin temeli tevhid inancıdır

Tevhîd, dinin temelidir. Peygamberlere gelen emirlerin başı, Allah'a tapma emridir. İslâm'ın da mânâsı sadece Allah'a teslîm olmaktır

Haberin Devamı

Tevhîd, dinin temelidir. Peygamberlere gelen emirlerin başı, Allah'a tapma emridir. İslâm'ın da mânâsı sadece Allah'a teslîm olmaktır: "Rabbi İbrâhîm'e islâm ol!' demişti, Alemlerin Rabbine teslîm oldum.' dedi." İbrâhîm, Allah'a öyle bağlıydı ki tevhîd çağrısından ötürü ateşe atıldığında Cebrail'in: "Bir isteğin, dileğin, benim yapabileceğim bir şey var mı?" diye sorması üzerine: "Sana ihtiyacım yok! Allah ise halimi biliyor!" demiştir.

Demek ki dua ve ibâdet sadece Allah'a yöneltilir. O'ndan başkasına yalvarmak boşa gider: "Gerçek dua, ancak O'na yapılır. O'ndan başka dua erlikleri ise, kendilerinin hiçbir isteklerini karşılayamazlar. (Onlann durumu) Tıpkı ağzına gelsin diye suya avuçlarını uzatan kimse gibidir. Oysa (uzanıp suyu avuçlamadıkça su) on(un ağzın)a gelmez. İşte kâfirlerin duası, öyle boşa gider." (Ra'd: 14)

Birine yalvarmak o şahsı tanrılaştırmaktır. İnsanların gidip dilek diledikleri yatırın günâhı yok. Günâh gidip onlara yalvaran insanlarda. Peygamber'in türbesine dahi gidip yalvarsanız haramdır, bu tevhîdin özüne aykırıdır. Türbecilik, İslâm'ın ruhuna uygun değildir.

Hz. Muhammed Allah'tan başkasına yalvarmanın şirk olduğunu, şirkin affedilmez bir günâh olduğunu öğretmiştir. İşte Arapların karşılarında dikilip yalvardıkları Lât, Menât, Uzzâ. Siz bunları taş mı sanıyorsunuz? Onlar türbeydi. Peygamber, bu yatırları oranın halkına yıktırmıştır. Biz kabristanı ziyaret eder, türbelere gidip dua ederiz. Ama orada yatanlardan bir şey istemeyiz. Sadece Allah'tan isteriz. Bizim duamızdan türbede yatanın ruhu şad olur. Kabir ve türbe ziyareti bize de âhireti anımsatır. Bir gün böyle toprağın altına gömüleceğimizi düşünürüz. Tâifliler Hz. Peygamber'e gelip Müslüman olmak için üç şart ileri sürmüşlerdi: Tapınakları Lâfa, 3 yıl dokunulmamasını, putlarını kendi elleriyle kırmamalarını, namazdan affedilmeleri. Hz. Peygamber ilk ve son şartı kabul etmemiş, putların başkası tarafından kurumasına razı olmuştu. Namaza gelince: "Namazı olmayan dinde hayır yoktur!" demiş, Tâiflilerin Lât adlı türbelerini yıkmak üzere o zamana dek putçuların lideri olan Ebûsüfyan ibn Harb ile Muğîre ibn Şu'be'yi göndermiştir.

Lât tapınağına ilk kazmayı vuran, Muğîre ibn Şıı'be olmuştur. Müşrikler, o yatırlara dua etmenin, kendilerini Allah'a yaklaştıracağına inanıyordu. Böyle inanmadan sırf orada yatan zâta dua etmek güzel bir şeydir. Peygamberimiz Cennet-i Bakî'a denilen Medîne Kabristanı'na gider, dua ederdi. Hattâ kendilerinin, daha önce putataparlığa yol açar endişesiyle kabir ziyaretini yasaklayıp, tevhîd tamamen gönüllere yerleşip tehlike ortadan kalktıktan sonra: "Ben sizi kabirleri ziyaret etmekten menetmiştim. Artık ziyaret ediniz. Çünkü o, âhireti anımsatır!" demiştir. İnsan kabristana gittiği zaman âhireti hatırlayacak, bir gün ben de buraya gideceğim diye düşünecektir.

DİĞER YENİ YAZILAR