Dinin temeli doğruluktur!

Dünkü yazımda okuyucum Sayın Celal Güner'in "Seleme" olayı ile ilgili sorusunu vermiştim. Bugün Celal beye cevap veriyorum. Olayın kahramanı olarak anlatılan kişi Seleme değil, Sa'lebe'dir

Haberin Devamı

CEVAP: Dünkü yazımda okuyucum Sayın Celal Güner'in "Seleme" olayı ile ilgili sorusunu vermiştim. Bugün Celal beye cevap veriyorum. Olayın kahramanı olarak anlatılan kişi Seleme değil, Sa'lebe'dir. Bu kişinin karısıyla birlikte tek bir giysilerinin olduğu, birisi o giysiyle namazını kıldıktan sonra çıkarıp ötekine verdiği, kendisinin yatağa girdiği, ötekinin de bitirip eşine verdiği böyle tek elbiseyi nöbetleşe giyip namaz kıldıkları olayı koskoca kuyruklu bir yalandır. Hiç öyle şey olur mu? Kadın ev işini yapabilmek için kocasının soyunmasını mı bekliyordu? Yoksa bunların ömrü hep yatakta mı geçiyordu? Bu ne mantıktır, nasıl bir yalandır. Allah bu yalanı anlatanları ıslah etsin, onlara akıl ve izan versin. Güya Sa'lebe, Hz. Peygamber'den zengin olması için dua istemiş. Peygamber dua ettikten sonra Sa'lebe'nin aldığı bir tek dişi koyun o kadar üremiş ki Medine'ye sığmamış. Daha sonra zekât ayeti inince Peygamber'in tahsildarı, Sa'lebe'den sürülerinin zekâtını isteyince Sa'lebe, "Bu haraçtır" demiş ve vermek istememiş. Sonra pişman olup zekâtını getirmiş ama Hz. Peygamber almamış. Daha sonra Ebubekir de Ömer de onun zekâtını kabul etmemişler. Sa'lebe, Osman zamanında ölmüş. Yahu zekât, hicretin ikinci yılında farz kılınmıştı. Peygamber eğer Sa'lebe'ye dua etmişse, en erken Hicret'in birinci yılında dua etmiştir. Peki bir yıl içinde bir tek koyundan, Medine'ye sığmayacak kadar koyun ürer mi?

Keyfi hareket olmaz
Ayrıca zekât, devlete verilen bir vergiydi. Vergi, şahısların keyfine bırakılmaz. Vergisini vermeyenden zorla alınır. Bu adam eğer vergisini vermemişse Peygamber onu keyfi hareketine bırakır mı? O aynı zamanda devlet başkanıdır. Yasaları uygulamakla yükümlüdür. Zekât vergisini vermeyenden zorla zekât alınır. Yasaya uymayana ceza uygulanır. Aksi takdirde anarşi olur. Nitekim Hz. Ebubekir, zekâtlarını vermeyen kabilelere karşı savaş açıp zorla zekâtlarını almıştır. Böyleyken zekât vergisini nasıl bu adamın keyfine bırakır? Ne Peygamber, ne Ebubekir ne de Ömer bunu yaparlar. Bu Sa'lebe olayı kuyruklu bir yalandır. Güya bununla Peygamber duasının bereketi, sabırla geçirilen fakirlik durumunun, şükrü eda edilmeyen zenginlik durumundan daha hayırlı olduğu mesajı verilmek istenmiştir. Ama temeli doğruluk olan din, yalan üzerine bina edilemez. Vahşi meselesine gelince, Hz. Peygamber onu öldürtebilirdi ama öldürtmemiş, atfetmiştir. Fakat, "Bana görünme" demiş olması muhtemeldir. Zaten âlemlere rahmet olması dolayısıyla onu öldürtmemiştir. Onun Müslümanlığı ise kurtuluş için başka çare kalmadığındandır. Hz. Peygamber, herhalde amcasını arkadan hunharca vurmuş olan birine sempati duyacak değildi. Ben bile o isimden hâlâ nefret ederim.

DİĞER YENİ YAZILAR