Dini gelenekler dertlere çaredir

Haberin Devamı

SORU: Kısa süre önce anneannem vefat etti. Taziye ziyaretine gelen hemen hemen herkesin elinde su böreği paketi vardı. Şaşırmadım desem yalan olur. Ancak annem bunun bir gelenek haline geldiğini söyledi. İslâm’da bu âdetin yeri nedir? (Levent Delice)

CEVAP: Ölü evinin sahipleri dertli, üzgün oldukları için yemek yapamazlar. O eve üç gün boyunca komşular yemek götürür. Bu güzel bir gelenektir. Ancak bu görevi her gün veya her övün birisi yapar. Yoksa her gelen yemek getirirse yenmez, israf olur, dökülür. Ayrıca börek götürmek diye bir gelenek yoktur. Herkes evinde ne varsa, çocukları için ne pişirmişse ondan ölü evine götürür. Yani Allah ne verdiyse... Herkesin yemek götürmesi de gerekmez. En yakın komşular içinde hali vakti yerinde olanlar bunu yapar. Yoksa herkesin yemek götürme yarışına girmesi erdem olmaktan çıkar, riya sınırına girer ki dinde riya şirke yakın günahtır. Maun Suresi okunursa riyanın ne denli menfur bir duygu ve eylem olduğu anlaşılır. Dini gelenekler birilerine rant sağlamak için değil, toplumun maddi veya manevi dertlerine çare olmak üzere geliştirilmiştir. Halkımızın bu tür bid’atlardan uzak durmasını tavsiye ederim.

*****

Sedyeyle de tavaf olur

SORU: Yürümekte güçlük çekiyorum. Bu durumda bana hac farz mıdır? (A. H.)

CEVAP: Size destek olacak bir kişiyle birlikte hacca gidebilirsiniz. Zor olan tarafı tavafla sa’ydır. Bunun çaresi mutavvıfa (tavaf ettiren kişiye) yaptırmaktır. Bunun için 50-60 lira verirseniz bir tekerlekli sandalyeyle sa’y yaptırılır, sedyeyle de tavaf olur. Yahut iyice tenha olan gece vakitlerinde tavaf edilebilir. Ama sağlık durumunuz dolayısıyla yolculuk yapmanız risk taşıdığı için size hac farz değildir. Hacca ayırdığınız parayla gerçekten yoksul bir öğrenci bulup onun tahsiline yardım edin. İnşallah hac sevabını almış olursunuz. Allah, kişinin niyetine göre karşılık verir,

*****


DÜZELTME: Bana gelen bir soruda, Peygamberimizin şahsiyetine ve zarafetine yakışmayacak ifadeler vardı. Bu soruya verdiğim cevap 9 Aralık günü bu köşede yayınlandı. Ancak yazının başlığı yanlışlıkla “Faiz neden haram olsun?” diye çıktı. Benim verdiğim başlık ise “Faiz alanın günah durumu” şeklindeydi. Bazı okurlarım bu yazıda benim “faiz helaldir” dediğimi ifade eden e-mailler gönderdi. Öyle bir şey demedim. Düzeltir, özür dilerim.

DİĞER YENİ YAZILAR