Soru: Ülkemizde din adına çıkıp söylemlerde, sohbetlerde bulunan hocaların, profesörlerin (tabii ki hepsini kastetmiyorum) konuşma hitaplan bana gerçek İslâm'dan uzakmış gibi geliyor. Sizce yanlış mı düşünüyorum? (Süleyman Bora)
Cevap: Din adına televizyonlarda fetvalar döktürenlerin söylemleri çoğunlukla yanlış, Kuran'dan uzak, önyargılara dayanan, modası geçmiş köhne düşüncelerdir. Geçenlerde bir camiye gittim. Hoca, "Cennette her birimize 80 tane huri verilecek, cehenneme girenlerin ise üstüne kapılar kapatılacak. Artık oradan bir daha çıkma yok" dedi. Hoca efendi ayrıca dünyada çöllerin yeşermesini, Arafat'ın nispeten ağaçlandırılmasını da kıyamet alametlerinden sayarak sanki bir anlamda ağaçlandırmadan vazgeçme imajı verdi ve bunu da İslâm adına yaptı. Üstüne üstlük bir de İsa'nın geleceğini vurguladı.
Eh dört başı mamur bir vaaz işte. Yutana aşk olsun. Dini düşüncede çok köklü bir değişim gerek. Yoksa bu durumda dinin temsilcileri olduklarını sananlar, taşıdıkları imam (önder) unvanına ters olarak toplumun gerisinde kalırlar. Bereket versin, ardından minbere çıkan imam, insanları ağaç dikmeye, ormanları korumaya özendiren hutbesinde sevgili Peygamberimizin, "Kıyametin koptuğunu dahi görseniz, elinizdeki fidanı dikme imkânı bulursanız onu dikiniz" hadisini okuyarak hayli sıkılmış olan yüreğime su serpti.
"Organ mafyası yine kol geziyor"
Bir okurumdan gelen uzunca mektubu özetleyerek sizlerin bilgisine sunuyorum: "Bugünlerde organ mafyası özellikle Ege bölgesinde kol geziyor. Son birkaç yıl içinde belki de 100'e yakın çocuk, organları için canından oldu. İlk olaylar Balıkesir'de başladı. Daha sonra Aydın, Muğla ve Manisa'da görüldü. Kaçırılan çocukların cesetleri bulundu. İzmir Karşıyaka'da dokuz çocuk daha kaçırıldı.
Bunlar benim resmi kayıtlarda bulduklarım. Daha sonra aynı mafyanın elemanları birçok girişimde bulundu ancak duyarlı vatandaşlar sayesinde başarılı olamadılar. Arkadaşlar, 'çocuğum yok' demeyin. Hemen hemen hepinizin tanıdıklarının çocukları vardır. Canlara kıyılmasın. Medyanın ve halkın dikkatini bu konuya çekelim. Bu imansızların, dinsizlerin yakalanmaları için dua edelim. Çocuklarımız yok yere öldürülmesin."
Asistanımdan bir mektup geldi
Değerli asistanımdan gelen bir mektubu aynen yayınlıyorum: "Muhterem hocam, 10 aydır bulunduğum Kırgızistan'ın Oş şehrinden ellerinizi öpüyorum. 1993 yılında Diyanet Vakfı, Ankara İlahiyat ve Kırgız devleti arasındaki bir protokolle kurulmuş olan Oş Devlet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde Arapça, Kuran, tefsir, hadis ve İslâm hukuku derslerine giriyor, misafir öğretim üyesi olarak çalışıyorum. Fırsat buldukça sitenizi ziyaret ediyor, Kuran'a hizmete adadığınız bir ömürden süzülen Kuranî nurlardan kapasitem ölçüsünde almaya çalışıyorum. Siz bana çok şeyler verdiniz, üzerimdeki hakkınızı ödemem imkânsız. O kadar ki, helallik bile istemekten yüzüm kızarıyor. Dualarınızda bana da yer verseniz, ziyadesiyle bahtiyar olacağım. Sağolun, varolun. Çalışmalarınızdaki başarıların devamını dilerim. Saygılarımla... Doç. Dr. Mustafa Ünver."
Kısırlaştırma doğaya aykırıdır
Soru: Aile planlaması kapsamında, bayanların spiral taktırması veya tüplerini bağlatması caiz midir? (Hakkı Güneri)
Cevap: Karı koca, karşılıklı rızayla çocuk yapmaya engel olabilirler. Bu amaçla kontrol hapı kullanmak veya spiral tüpleri bağlatmak caizdir. Ama tamamen kısırlaşmanın caiz olduğu kanısında değilim. Çünkü bu, insan doğasını değiştirmek olur.
Dini düşünceye köklü bir değişim gerekiyor
Din adına televizyonlarda fetvalar döktürenlerin söylemleri çoğunlukla yanlış, Kuran'dan uzak, önyargılara dayanan, modası geçmiş köhne düşüncelerdir. Geçenlerde bir camiye gittim
Haberin Devamı

