Ersin Gündüz'ün, "Emeviler İslam'a ihanet ettiler mi?" şeklindeki sorusunu, dünkü yazımda cevaplamaya başlamıştım. Bugün aynı konuyla birlikte okurumun diğer sorularını da cevaplıyorum.
Emeviler zamanında Kur'an'a ters birçok düşünce ve uygulamanın İslam'a sokulduğunu dünkü yazımda da belirtmiştim. Fakat bu iş Emevî dönemiyle sınırlı kalmamış, Abbasîler döneminde de birçok Arap geleneği, eski dinlerden kalma anlayışlar dine sokulmuştur. Emevî ve Abbasî dönemlerinde başlayan uzmanlaşma sonucu oluşturulan fıkıh kitapları maalesef dini daraltan hükümlerle dolmuştur.
İşte bu fıkıh anlayışıyla önce Selçuklulara, sonra Osmanlılara geçen ayrıntılı, İslâm'ın özünde olmayan bazı inanç ve uygulamalar zamanımıza kadar gelmiştir.
Bunların Kur'ân ve sağlam sünnet süzgecinden süzülerek ayıklanması, pek çok aydın din uzmanının çalışması sonucunda mümkün olabilir. Bu önemli çalışma, İslâm âleminde rönesans devrini başlatabilir.
Bu hurâfâta örnek isterseniz, başta başın ve ayakların meshedilmesini emreden Maide 6'ncı ayetin, Emevi anlayışıyla anlamı çarpıtılarak ayakların yıkanması şeklinde yorumlanıp uygulanması, 50 derecede sıcaklığın hüküm sürdüğü Medine'de Peygamber'in mest giyip onların üzerine meshettiği şeklindeki mantıksız açıklamaların kitaplara sokulması, cenazeye yapılan telkini alabilirsiniz.
İhtilaf ve tartışma
Hafızların, ölünün başında bağırıp çağırmaları, nutuk atmaları, hatim okumalan, cenaze evlerinde uzun uzun tumturaklı dualar, ıskatcılık, namaz ve oruç düşürme seremonileri hep zamanla dine girmiş katmalar, bid'atlardır. Peygamber döneminde olmayıp sonradan dine katılan dinsel uygulamalara bid'at denilir. Hz. Peygamber'in her türlü bid'ati sapıklık saydığına dair bir hadis de rivayet edilir.
Soru: Ebu Hüreyre'nin rivayet ettiği hadisler sahih değil, diyorlar. Doğru mu?
Cevap: Ebu Hüreyre'nin, zaman zaman olayları birbirine karıştırarak anlattığı bilinen bir gerçektir. Hz. Ömer, onun hadis anlatmasına müsaade etmemiştir. Böyle olmakla beraber onu devamlı bir töhmet altında bulundurmak da doğru değildir. Onun rivayet ettiği bütün hadisleri uydurma saymak çok yanlıştır. Ancak inanç ve hüküm koyan hadis rivayetlerinin, başta Kur'ân ile karşılaştırılması, Kur'âria uyuyorsa başka rivayetlerle de desteklenmesi gerekir kanaatindeyim.
Soru: Dinde her gün tartışma var. Allah'ın koyduğu dinde bu kadar tartışma olur mu?
Cevap: Allah'ın koyduğu din sade ve açıktır. Çetrefilli değildir. Onda tartışma olmaz. Ama O'nun vahiyleri bir kenara bırakılıp da insanların görüşleri dinleştirilirse elbette tartışma doğaldır. Çünkü insanların doğasında ihtilâf ve tartışma vardır.
Dini daraltan hükümler...
Ersin Gündüz'ün, "Emeviler İslam'a ihanet ettiler mi?" şeklindeki sorusunu, dünkü yazımda cevaplamaya başlamıştım
Haberin Devamı

