Gerçek Müslüman'ın ölçüsü, insanların beğenmesinden çok Allah'ın rızasıdır. O, bazı kimseler tarafından kınansa dahi Allah'ın buyruğunu yapmaktan çekinmez. Yüce Allah, Mâide Suresi'nin 54'üncü ayetinde Allah'ı seven ve Allah'ın sevdiği insanları, "Allah yolunda cihad eden ve kimsenin kınamasından korkmayan" kimseler olarak nitelendirmektedir.
Dini siyasete, çıkara alet etmek en büyük bedbahtlıktır. Dinden çıkar düşünenler, sonunda perişan olurlar. Bizce din, maddi çıkarların veya mevkilerin vasıtası değil, Allah'ın hoşnutluğuna ulaşmanın aracıdır. İnsanın asıl değeri, malından veya mevkiinden gelmez, olgun ruhundan, temiz ahlâkından gelir.
Karkteri bozuk insan
Ziya Paşa'nın dediği gibi:
"Bed-asla necâbet mi verir hiç üniforma Zer-düz palan vursan eşek yine eşektir."
(Kötü kökenli, karakteri bozuk insana, hiç üniforma yükseklik kazandırır mı? Eşeğe altından yapılmış palan vursan yine eşektir.)
Bazı kişiler, bizim bir kesime yaranmak için onların hoşuna gidecek biçimde yazılar yazdığımızı düşünüyor olabilirler. Hayır, hayatımızın gençlik dönemlerini geride bıraktığımız bir çağda Allah'tan başka hiç kimsenin değerlendirmesini düşünmeyiz. Dini çıkara, siyasete alet edenler var ama biz değiliz. Din adına halktan demet demet para toplayanlar, kendisi gibi düşünmeyen bütün Müslümanların kâfir olduğunu söyleyip kendilerinden başkasına cennet vizesi vermeyenlerdir.
Allah'ın bol rahmeti
Dini siyasete alet edenler, üstatlarının resmini ceplerinde taşıyıp avladıkları kimseleri ona rabıta ettiren ve üstatlarının doğrudan doğruya Allah'tan feyz alıp kâinata dağıttığını telkin ederek Yüce İslâm'ın tevhid inancını bozanlar ve dini teşkilatı sırf cahil bir zümrenin eline geçirebilmek için temiz, dürüst ilim ve din adamlarına attıkları iftiraları, "Harp hiledir" demek suretiyle meşru gösterip, zümrelerinin çıkar çabalarını Cihâd-ı Mukaddes ilan edenlerdir.
Kur'ân, Allah'ın rahmetine iltica eden bütün insanlara ilahi rahmeti sunar. Allah'ın bol rahmetini daraltmaz. Bütün kulları Allah'a çağırır. İnsanlığa ümitsizlik değil, ümit aşılar. Karamsarlık değil, sevinç ve ferahlık aşılar. Kur'ân'ın aydınlık, ümit, rahmet yolunu karartmaya, Allah'ın bol rahmetini daraltmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Bir köylü, Hz. Peygamber'in yanında, "Allahım, bana ve Muhammed'e rahmet et" şeklinde dua edince Resul-i Ekrem Efendimiz, "Sen Allah'ın rahmetini daralttın" buyurmuştur.
Yarın: Ödül ve ceza hükmü sadece Allah'a aittir.
Dini, çıkara ve siyasete alet etmek bedbahtlıktır
Gerçek Müslüman'ın ölçüsü, insanların beğenmesinden çok Allah'ın rızasıdır
Haberin Devamı

