SORU: 1- Dini günler ve dini bayramlar hangi kaynağa göre her yıl 10 gün geriye gidiyor? 2- Seferiyken sünnet ve vacip namazları kılınır mı? 3- Günlük hayatta mest kullanmıyorum. Abdestliyken çorap giyip daha sonraki abdestlerde çorap üzerine mesh edebilir miyim? 4- Cem ruhsatını kullanmak için genel kriter ne olmalıdır? 5- Cuma namazının ardından zuhr-i âhar diye bir namaz kılınıyor. Bu gerekli mi? (Yavuz Aslan/Bursa)
CEVAP: 1- Arap Yarımadası’nda güneş takvimi değil, ay takvimi kullanılırdı. Bu sadece İslâm için değil, Yahudilik ve Hıristiyanlık için de söz konusudur. Bölgede ay takvimi kullanıldığından elbette tarihi olaylar ve günler ay takvimine göre saptanırdı. Dini gün diye bir şey yoktur. Her gün, hem din hem de dünya günüdür. Yılda iki kez bayram ve bir de Ramazan ayı vardır. İşte bu bayramlar ve Ramazanlar ay takvimine göre belirlenir. Bu takvimi Müslümanlar icat etmedi, İslâm’dan çok önce vardı.
NAMAZ CEMİNİN ŞARTI YOK
2- Sünnet namazların hazarisi, seferisi yoktur. Sünnet nafile demektir. Kılarsanız sevap alırsınız, kılmazsanız günahı yoktur.
3- Yazılarımı kadın veya erkekler için değil, kamu için yazıyorum. İslâm’ın hükümleri de öyledir. Kuran, başın ve ayakların mesh edilmesini emreder. Başta sarık, takke, ayakta çorap varsa onların çıkarılması gerekmez. Çoraplar üzerine de mesh edilebilir. 4- Namaz ceminin şartı yok. Acele yapmanız gereken bir işiniz varsa veya yolcu iseniz o zaman takdim ve tehir birleştirmelerini yapabilirsiniz.
5- Cuma günü farz olan sadece iki rekât cuma namazıdır. Hutbeden önce de iki veya dört rekât sünnet kılınabilir. Dileyen kılar. Zuhr-i âhar, vaktin sünneti diye bir şey yoktur. Onlar uydurmadır. Cuma namazından sonra dileyen iki veya daha çok sünnet kılabilir. Sünnet nafile demektir. Nafilenin sınırı yoktur. Elinizden geldiği kadar kılmakta sevap vardır ama bunlar gerekli namazlar değildir.
Dini bayramlar ay takvimine göre belirlenir
Arap Yarımadası’nda güneş takvimi değil, ay takvimi kullanılırdı. Bu sadece İslâm için değil, Yahudilik ve Hıristiyanlık için de söz konusudur
Haberin Devamı

