1- Yaşama hakkı: Hakların başında yaşama hakkı gelir. Haksız yere bir insanı öldürmek haram olduğu gibi bir ihtiyaç olmadan sırf zevk için bir hayvanı öldürmek de haramdır. "Allah'ın haram kıldığı canı, haksız yere öldürmeyiniz" (İsra: 33), "Kim, bir cana kıymamış ya da yeryüzünde bozgunculuk yapmamış olan bir canı öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de onu yaşatırsa, bütün insanları yaşatmış gibi olur" (Mâide: 32).
2- İnanma hakkı, din ve vicdan özgürlüğü: Kur'ân'a göre herkes düşünce ve inanç özgürlüğüne sahiptir: "Dileyen inansın, dileyen inanmasın", "Sizin dininiz size, benim dinim banadır" ayetleri ve benzerleri, bu özgürlüğü vurgulamaktadır. Hiç kimse bir inanca zorlanamaz. Zaten zorla, baskıyla inanç olmaz: "Dinde zorlama yoktur" (Bakara: 92/256).
Bundan dolayı Müslümanlar, fethettikleri ülkelerin halklarına tam bir din ve vicdan özgürlüğü tanımışlardır. Emeviler, Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlılar döneminde gayri Müslim tebaa, özgürlük içinde inançlarını yerine getirmişlerdir. Hz. Ömer zamanında Irak'a, Gürcistan'a, Azerbaycan'a giden Müslüman fatihler, oraların halklarına baş vergisi olan cizye karşılığında özgürlük tanımışlar, askerlikten muaf tuttukları o insanları, düşmanlarına karşı koruma görevi üstlenmişlerdir. Ama onlar, Müslümanlarla birlikte cepheye gidip askerlik yapan kimselerden ve kadın ile çocuklardan da vergi almamışlar, mabetlerini korumuşlar, hatta mabetlerinin yapımı için yardım etmişlerdir.
Yaşadığımız dünya, üstündeki bütün canlıların ortak malıdır. İnsan, sırf kendi kişisel çıkarı için çevresini sorumsuzca kirletmemelidir.
"İnsanların elleriyle yaptıkları işler yüzünden karada ve denizde bozukluk çıktı. Belki uslanır, dönerler diye Allah onlara yaptıklarının bir kısmını tattırmaktadır" (Rum: 41), "(Fakat Allah, yine de insanlara fırsat vermektedir) Eğer Allah, insanlan yaptıktan işler yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde tek canlı kalmazdı. Fakat Allah on/an cezalandırmayı belli bir süre erteliyor" (Fâtır: 45) ayetleri, sorumsuzca çevreyi kirletmenin, diğer canlıların haklarına tecavüz olduğunu ve bunun felâkete yol açacağını belirtmektedir.
3- Mülkiyet hakkı: Kurana göre mülkün asıl sahibi Allah'tır. "Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır" (Bürûc: 9, Furkan: 2, ve daha birçok ayet). Ancak Allah'ın halife yaptığı insan (Bakara: 30), Allah adına mülkü yönetir, dünyada düzeni sağlar. Mülk, Allah'ın insana emanetidir. Bu emaneti güzel yönetmek, hor kullanmamak gerekir.
4- Evlenme ve üreme hakkı: "Allah size kendinizden eşler var etti, eşlerinizden de sizin için oğullar ve torunlar yarattı ve sizi güzel şeylerle nzıklandırdı" (Nahl: 72), "Beğendiğiniz kadınlarla evleniniz" (Nisa: 3).
5- Seçme ve seçilme hakkı: İslâm'a göre her insanın seçme ve seçilme hakkı vardır (Fetih: 10, Mümtehine: 12. ayetler).
Dinde reform gerekli mi(3) Zorla, baskıyla inanç olmaz!
Hiç kimse bir inanca zorlanamaz. Zaten zorla, baskıyla inanç olmaz: "Dinde zorlama yoktur" (Bakara: 92/256)
Haberin Devamı

