SORU: Bazı menfaatlere daha kolay erişebilmek için vefk yaptırdım. Bunu üzerimde taşıyorum. Vefkin İslâmiyet’te yeri var mı? (Akın Yılmaz)
CEVAP: Siz benim hurafelerle belenmemiş cevabımı istiyorsunuz ama hurafeyi soruyorsunuz. Falan imam, filan imam vefk ile ilgilenmiş. O imamlara nispet edilen yazılar, kitaplar gerçekten onların mı yoksa söze revaç bulmak için onların adına mı bağlanmış. Bunu tespit etmek gerekir. Kanaatime göre Gazali ve Muhyiddin-i Arabi gibi fikir ve tasavvuf adamlarına nispet edilen fal, muska, tılsım, vefk risaleleri onlara iftiradır. Gazali’nin bilinen eserlerinde böyle şeyler yoktur. Gazali de Arabi de ledün ilmi üzerinde çok dururlar ama bunun vefk ile tılsım ile bir ilgisi yoktur. Ledün ilmi, Allah aşkıyla yanan insana Allah tarafından aracısız olarak lütfedilen manevi bilgidir. Gönül gözüyle görülecek keşiflerdir. Vefk ve tılsım gibi büyüsel işlerle kim ilgilenirse ilgilensin, onların sözü bizi bağlamaz. Bizi bağlayan Peygamberimizin sağlam sözleri, uygulamaları, tebliğ ettiği Kur’ân’dır.
Yazdıkları safsatadır
Peygamberimiz Hz. Muhammed ne vefk bilirdi, ne de böyle şeylere ilgi duyardı. Doktor ile vefk olayını birbirine karıştırmanız hiç de uygun bir kıyas değil. Elbette doktor şifa vermez ama ilaç yazar. O ilaç Allah’ın yasalarına göre bulunmuş özellikli bitkiler veya kimyasal maddelerdir. Yani bilimle ispatlanmış şeylerdir. Sizin vefk dediğiniz şeylerin bilimle ispatlanan yönü var mı? Ayrıca Peygamber doktora gitmeyi, tedavi olmayı öğütlemiştir. Vefk yaptırmayı öğütledi mi? Benim düşüncem böyle şeylerin bir değeri olmadığı ve bunların kaderi asla etkileyemeyeceği yönündedir. Sözünü ettiğiniz yazarlar ise tam anlamıyla hurafe babalarıdır. Yazdıkları safsatadır. Din sayı işi değil, gönül işidir. Hadislerde bazı sayısal zikir ve tesbihler vardır ama o kişilerin yazdıkları, bu hadislere katmalardır. Böyle şeylere aklınızı takmayın. Bunlarla uğraşan çok kimse biliyorum ki sonunda kafayı bozmuştur. Çünkü Kur’ân büyücünün nereye gitse iflah olmayacağını vurgular (Yunus Suresi: 77).
* Okurum Akın Yılmaz’ın sorusunun
cevabını yarınki yazımda tamamlayacağım.
Din, sayı işi değil gönül işidir
Haberin Devamı

