SORU: Amenerresulü’de, Allah’ın bizlere asla gücümüzün üzerinde bir yük getirmeyeceği söyleniyor. Ne var ki daha sonra bu bize dua olarak öğretiliyor. Allah zaten belli olan bir şey için bizlerden dua istemezken bu konuda neden istiyor? (M. Mert Kaptan)
CEVAP: Ayetin başında Allah’ın, hiç kimseye gücünün üstünde bir teklif yapmayacağı, insanlara yapamayacakları işleri emretmeyeceği vurgulanır. Yani dinde güçlük yoktur. Allah’ın koyduğu din hükümleri kolaydır, insanların yararına olan şeylerdir, yapılamayacak şeyler değildir. İşte ayetin başında vurgulanan budur. Daha sonra da dinine bağlı inanmış insanların, yüce Allah’a yalvarışları, onların ağzından dile getirilmektedir. Diyorlar ki: “Ya Rabbi unuttuğumuz veya yanıldığımız şeylerden ötürü bizi bağışla, cezalandırma. Ya Rabbi daha önceki uluslara yüklediğin güçlükleri bize yükleme.”
Önceki uluslara yüklenen güçlükler aslında Allah’ın yüklediği din hükümleri değildi. O uluslar, Allah’ın kolay dinini kendi yorumlarıyla ayrıntıya boğdular, dinin sade hükümlerine katmalar yaptılar. Böylece din zorlaştı. Aslında sade olan fakat insanların yorumlarıyla zorlaştırılan tevhit dini, bu son versiyonuyla asli kolaylığına ve sadeliğine kavuşturuldu. Müminler, tevhit dininin yine birtakım katmalarla zorlaştırılmamasını, çarpıtmalara uğratılmamasını diliyorlar.
MÜMİNLER SAHİP ÇIKMALI
Burada müminlere dinin sadeliğine sahip çıkmalarına, kılı kırk yaran yorumlarla çarpıtılıp bozulmamasına özen göstermelerine dikkat çekilmektedir. Eski dinlerin, yorumcuların elleriyle nasıl zorlaştırıldığına birçok yerde, özellikle En’âm Suresi’nde vurgu yapılmakta ve aslında bu kadar yasakların dinde olmadığı, dinde yasak olan etlerin sadece dört olduğu gayet net biçimde vurgulanmaktadır: “De ki: Bana vahyolunanda, (bu haram dediklerinizi) yiyen kimse için haram edilmiş bir şey bulamıyorum. Ancak leş yahut akıtılmış kan yahut domuz eti -ki pistir- ya da Alah’tan başkası adına boğazlanmış bir fısk (murdar olmuş hayvan) olursa başka (bunlar haramdır). Ama kim çaresiz kalırsa, saldırmamak ve sınırı aşmamak üzere (bunlardan yiyebilir). Çünkü Rabbin bağışlayandır, esirgeyendir” (Enâm: 145).
Din hükümleri insanların yararınadır
Müminlere dinin sadeliğine sahip çıkmalarına, kılı kırk yaran yorumlarla çarpıtılıp bozulmamasına özen göstermelerine dikkat çekilmektedir
Haberin Devamı

