Diktatörlük İslam'ın özüne uygun değildir

Soru: Yabancı bir hanımla evlenmek istiyorum. Kur'ân'da buna mani bir âyet var mı? Ayrıca hanımımın Müslüman olmasını çok istiyorum. Bu konuyu ona açtığımda bana şu soruları soruyor

Haberin Devamı

Soru: Yabancı bir hanımla evlenmek istiyorum. Kur'ân'da buna mani bir âyet var mı? Ayrıca hanımımın Müslüman olmasını çok istiyorum. Bu konuyu ona açtığımda bana şu soruları soruyor:

* Neden hep İslâm ülkelerinde savaş ve kavga oluyor?

* Niçin etrafı kirletiyor, dileniyorsunuz?

* İslâm barışı getiren bir dinse niçin çoğu İslâm ülkeleri diktatörlükle yönetiliyor, neden zengin fakir ayırımı var?

* Bu toplumlarda neden töre cinayetleri var?

* Kur'ân'da anlatılan sosyal adalet, insanların mutluluğu nerede? Niçin en çok İslâm toplumları geri kalmış? Eren\İstanbul

Cevap: İslâm dünyası genellikle Ortadoğu bölgesinde bulunmaktadır. Tarih boyunca savaşlar bu bölgelerde cereyan etmiş. İslâm ülkelerindeki savaş ve kavgaların bir nedeni, bulundukları coğrafi bölge. Çünkü bu bölgede herkesin gözü vardır. Ayrıca savaşın nedeni de burada yaşayan halklardan çok, burada gözü olan batılı ülkelerdir. Bir bakın birinci ve ikinci dünya savaşlarını çıkaranlar kimlerdir? Ortadoğu petrollerinde gözü olan Avrupalılar değil mi?

Bu bölgede asırlar boyu istikrar unsuru olan Osmanlıları yıkanlar kimler? Tarihi iyi bilmeden peşin hüküm vermek hatâdır, yanıltıcıdır.

Şunu işi bilmek gerekir ki diktatörlük, İslâm'ın ruhuna uygun değildir. İslâm şûrayı yani cumhuriyeti, parlamanter sistemi öngörür. Dikkat ederseniz Peygamber'den sonra ilk dört halife seçimle iş başına gelmiş, gittiklerinde de yönetimi kendi çocuklarına teslim etmemiş, halk iradesine bırakmışlardır. Ancak Emeviler döneminde cumhuriyet sistemi, saltanata çevrilmiştir.

Temizlik, Müslümanlığın temelidir. İslâm ibadette temizliği ön görür. Abdest alınmadan namaz kılınmaz. Peygamberimiz "Temizliği imanın yarısı" saymıştır. İslâm ülkelerinde sokaklar kirletiliyorsa bu, İslâm'ın bilinmemesinden kaynaklanır. Kaldı ki çevre kirliliği, İslâm ülkelerinden çok batı ülkelerinde vardır. Siz Avrupa kentlerine gidin, sokaklar köpek pisliklerinden geçilmez. Ayrıca insan doğal olarak çevreyi fazla kirletemez. Asıl çevre kirliliği, sanayi atıklarından doğar. Batılı ülkelerin, zehirli sanayi atıklarını nasıl getirip bizim Karadeniz sahillerine bıraktıkları; İskenderun Körfezi'ne bırakılan radyasyon atığı yüklü geminin sonunda batırılıp nasıl bir çevre kirliliğine sebep olduğu; Çernobil'den yayılan radyasyonun, balıklarımızı zehirleyip öldürdüğü; sebzeleri, ağaçları zehirlediği, atmosfere salınan gazların, kozmetik ürünlerinden çıkan gazların çevreyi kirletip ozon tabakasında delik açtığı bilinmiyor mu? Bunu Müslüman ülkeler mi yaptı?

Bu okurumun sorularını yanıtlamaya yarın devam edeceğim.

DİĞER YENİ YAZILAR