Müslim'in rivayet ettiği hadiste Rumlar Şam'da A'mak'a, yahut Dâbık'a (Halep yakınında bulunan yerler) inmeden kıyametin kopmayacağı anlatılır. Rumlar bu bölgeye gelince Medine'den çıkacak bir İslâm ordusu gelip bunlarla savaşacak. Bu ordunun üçte biri bozulacak, üçte biri şehit düşecek, üçte birine de fetih nasip olacaktır. Rumları yenen askerler, İstanbul'u fethedecektir.
Orada zeytin ağaçlarına kılıçlarını asmış vaziyette ganimetleri bölüştürürlerken şeytan, "Mesih (Deccal), sizin yerinize evlerinize sahip oldu" diye bağıracak. Bunlar Şam'a gelecekler, savaşmak için kılıçlarını düzeltirlerken namaz kılacaklar. Meryem oğlu İsa inip
onlara imam olacak, Allah'ın düşmanı (Deccal) onu görünce, tuzun suda erimesi gibi erimeye başlayacak. Allah onu İsa'nın eliyle öldürecek. İsa, mızrağının ucundaki Deccal'in kanını Müslüman askerlere gösterecek (Müslim, Fiten: b. 9, h. 34).
Sıkıntı çekecekler
Müslim'in rivayet ettiği, Deccal'den söz eden bir hadiste de Meryem oğlu İsa'nın geleceği, Allah'ın onu Deccal'den koruyacağı, Allah'ın vahyiyle müminleri Tur'a çıkaracağı, sonra Ye'cûc ve Me'cûc çıkıp Taberiyye Gölü'ne doğru yürüyecekleri, İsa ve adamlarının kuşatılacağı, kıtlık çekecekleri, her birine sadece bir öküz kellesinin, yüz dinardan daha değerli olacak ölçüde sıkıntı çekecekleri sonra İsa ve adamlarının dağdan yere inecekleri; her tarafı Ye'cûc ve Me'cûc'un leşleriyle dolu bulacakları; İsa'nın duasıyla Allah'ın göndereceği kuşların bu leşleri uzaklara atacağı; yağan yağmurla temizlenen toprağın yeniden bol ürün vermeye başlayacağı; herşeyin bollaşacağı, daha sonra çıkan bir rüzgarın, müminlerin canını alacağı, sadece kötü insanların kalacağı; işte onların üzerine kıyametin kopacağı anlatılmaktadır (Müslim, Fiten, b. 20, h. 110). Bir rivayette yalancı Deccal, bir tane değil, otuza yakındır. Hepsi de Allah'ın peygamberi olduğunu iddia edecektir (Müslim, Fiten, b. 18, h. 84).
Bir başka efsane
İslâm Ansiklopedisi'nde ilaveten şunlar yazılıdır: Araplar arasında dolaşan bir efsaneye göre Deccal, Mahârâc ülkesi adalarından birinde veya Zâbac (Cava)'da ikamet eder. Geniş biçimde yayılmış olan bu hikayeye İbn Hurdâzbeh, Bîrûnî, Kazvînî, Dımaşkî, Cürcânî ile İbn İyâs'ta ve Mes'ûdî'nin Murûcu'z-zeheb'i ve Kitâbu't-Tenbîhi ile Acâibu'l-Hind'de vs. rastlanır. İbn Hurdâzbeh (s. 48) bu adaya Batâ'îl adını vermiştir. Muhtasa-ru'l-acâib (s. 38 ve 57)'de aynı ismi vermekte ve karanfilin buradan satın alındığını yazmaktadır. Aynı esere göre Deccal, denizde bir adada bir kayaya bağlı idi ve gıdasını ifritler taşırdı. Peygamber'in çağdaşlarından Temîm ed-Dârî'nin oraya giderek Deccal'i gördüğü de söylenir (Mürûc: 4/28).
Yarın: Deccal hakkındaki diğer rivayetler.
'Deccal, tuzun suda erimesi gibi eriyecek'
Müslim'in rivayet ettiği hadiste Rumlar Şam'da A'mak'a, yahut Dâbık'a (Halep yakınında bulunan yerler) inmeden kıyametin kopmayacağı anlatılır
Haberin Devamı

