Adana'dan yazan Turgut Haseki'nin, Diyanet işleri Başkanlığından bir ricası var: "Cuma günleri, cemaat namazdan bir saat önce camiye gelmeye başlıyor. Adana'da merkezi sistemle verilen vaaz bütün camilere aktarılıyor fakat cemaat, içeriye girmeyip cami avlusunda oturuyor, geziniyor, sohbet ediyor. Oysa içeride güzel sesli, eda bilir bir hafız Kur'ân okusa, halk huşu içerisinde bunu dinleyecektir. Vaaz da verilsin ama bu bir saatin hiç değilse 15-20 dakikası Kur'ân okumaya aynisin. Halk bundan memnun olacaktır."
Turgut Haseki'nin önerisi uygundur. Gerçekten namazdan önce bir saat vaaz veriliyor ama bu vaazların çoğu uydurma hikâyelerle doludur. Bu uydurmalarla cemaatin kafasını doldurma yerine insanlara Kur'ân'ın yalın bilgisi verilmelidir. Onun için önce güzel sesli bir hafız, bir sayfa Kur'ân okumalı, ardından kendisi, doğru bir mealden, okuduğu Kur'ân'ın yalın manasını ama güzel bir üslupla okumalıdır.
Sonra diğer sayfaya geçilmeli, orijinalinden okunan her sayfanın manası da okunmalı, böylece cemaat Kur'ân ile tanıştırılmalıdır. Camilere 15 milyon insan gidiyor. Maalesef dinlediğim vaazların çok az bir kısmı hariç, ciddiyetten, sıhhatten uzaktır. Dinimizi, Kur'ân çizgisine çekmenin, hurafelerden arındırmanın en kestirme yolu, halkımızın Kur'ân ile tanıştırılmasıdır. Bu hususta Diyanet İşleri Başkanlığı'na çok iş düşmektedir, çok! Bakalım bu yönde olumlu bir adım atılacak mı?
Beton kabre cenaze defni caiz değil mi?
Soru: Bir yakınım vefat ediyor. Daha önce mezarı yaptırılıyor. Cesedi gömecek hoca, "Bu mezar betondan yaptırılmış. Ceset toprağa değmiyor" diyerek her şeyi orta yerde bırakıp gidiyor. Başka bir hoca gelip cesedi gömüyor. Burada cesedi bırakıp giden mi, yoksa gömen mi yanlış yapıyor? Cesedin betona değmesiyle kaba toprağa değmesi arasında dinimizce nasıl bir sakınca olabilir? (Sebahattin Aykın)
Cevap: Kur'ân'da cenazenin, mutlaka toprağa konacağı şeklinde bir hüküm yoktur. Ancak sünnet olan, toprağa verilmesidir. Kayalıklı yerlerde açılan kabirlere cenaze gömüleceği gibi taştan, tuğladan, betondan yapılmış kabirlere de gömülür. Beton veya tuğladan yapılan kabirler masraflıdır. Nasıl olsa ruhunu yitiren beden çürüyecektir. Öyle ise ona betondan kabir yaptırmanın hiçbir yararı yoktur. Bu bakımdan sünnet olan, doğrudan toprağa vermektir. İşte fıkıh kitaplarındaki hüküm: "... cenazeyi, demirden dahi olsa tabutuyla beraber defnetmede bir sakınca yoktur."
"Cuma'dan önce Kur'ân okunsun"
Adana'dan yazan Turgut Haseki'nin, Diyanet işleri Başkanlığından bir ricası var: "Cuma günleri, cemaat namazdan bir saat önce camiye gelmeye başlıyor. Adana'da merkezi sistemle verilen vaaz bütün camilere aktarılıyor fakat cemaat, içeriye girmeyip cami avlusunda oturuyor, geziniyor, sohbet ediyor
Haberin Devamı

