Cinlerin de iyisi kötüsü vardır!

Bir okuyucumun, "Cinlerin insanlar üzerinde etkisi olabilir mi?" şeklindeki sorusunu cevaplamaya bugün de devam ediyorum

Haberin Devamı

Bir okuyucumun, "Cinlerin insanlar üzerinde etkisi olabilir mi?" şeklindeki sorusunu cevaplamaya bugün de devam ediyorum. Yine dünkü yazımda belirttiğim suredeki ayetlerin açıklamaları şöyle:

Surenin birinci bölümünü oluşturan bu ayetlerde, cinlerden bir grubun Kur'ân dinleyip ona inandıklarını artık bundan böyle yüce Allah'a ortak koşmayacaklarını; Allah'ın, eş ve çocuk edinmekten münezzeh olduğunu; içlerinden bir ahmağın, Allah'a yakışmayan batıl sözler söylediğini, insanların ve cinlerin Allah hakkında yalan söz söylemeyeceğini sandıklan için o beyinsizin Allah hakkında söylediği yakışıksız sözleri doğru zannettiklerini; fakat bu Kur'ân'ı dinledikten sonra onun yalan söylediğini, Allah'a iftira ettiğini anladıklarını; insanlardan bazı kimselerin, cinlere sığınarak onları iyice şımartıp azdırdıklarını; cinlerin de müşrik kâfirler gibi Allah'ın, ölen kimseyi diriltmeyeceğini sandıklarını; gayb haberleri almak, yüce meleklerin sözlerini duymak için göğe çıkmak istediklerini; fakat, gök meleklerle ve ışınlarla beklendiği için ona yaklaşamadıklarını; eskiden gökte oturup haber dinlerlerken, şimdi böyle bir şey yapanın, derhal ışınlarla yakıldığını; artık gökten haber alamadıkları için yerdekilere kötülük mü, iyilik mi yapılacağını bilmediklerini; kendileri arasında da iyilerin ve iyi olmayanların bulunduğunu; kendilerinin de çeşitli fırkalara, mezheplere ayrıldıklarını; ne yerde durmakla, ne de kaçmakla Allah'ın dilediğine engel olamayacaklarına inandıklarını; doğruya götüren Kur'ân'ı duyunca Müslüman olduklarını; Rabbine inanan kimsenin, yaptığı iyiliklerin karşılığını tam alacağından ve kendisine haksızlık yapılmayacağından emin olacağını; kendilerinin içinde de Müslümanlar ve haktan sapanlar bulunduğunu; Müslüman olanların doğru yolu arayıp bulduklarını; yoldan sapanların ise cehenneme odun olduklarını söylediklerinin, Hz. Peygamber (s.a.v.)'e vahyedildiği bildirilmektedir.

Cinn kelimesinin kökünde gizlilik anlamı vardır. Aynı kökten yapılan cenin ana rahmindeki çocuk yahut kabir; cenan bedendeki kalp; cennet ağaçların zeminini örttüğü bahçe; cünûn aklı örten hastalık demektir. İnsanın karşılığı olarak gözden gizli bir takım varlıklara cinn denilir ki bu genel anlamda bütün ruhsal varlıklar; melekler, şeytanlar bu tabirin içine girer.

* Bu konuya yarın da devam edeceğim.


Düzeltme: 9 Temmuz'da çıkan yazımda, "Senden önce hiçbir insana ebedi yaşama vermedik. Şimdi sen ölürsen onlar ebedi mi kalacaklar?" ayetinin numarası hata ile (Enbiya 24) olarak yazılmıştır. Ayetin numarası 24 değil, 34 olacaktır. Bu hatadan dolayı okuyuculardan özür diler ve bize bu hatayı hatırlatan, Gaziantep Devlet Hastanesi'nden Sayın Op. Dr. Teoman Özdemir'e çok teşekkür ederim.

DİĞER YENİ YAZILAR