Çevresine sevgi ışık ve rahmet saçana ne mutlu

Anlattığınız rüyayla karışık müşahede (vizyon), ihlasla ibadet sonucunda hasıl olmuştur. O hale, dilin susup kalbin zikretmesi (kalb-i zikir) denilir

Haberin Devamı

Soru: Vatan gazetesindeki yazılarınızı her gün zevkle okuyorum. İki yıl önce Kuran Ansiklopedisi adlı eserinizi aldım. 1. ciltten başlayarak 16. cildin sonuna kadar her konuyu düşünerek, içime sindirerek iştiyakla okudum. Ben, 70 yaşına yaklaşmış biriyim. İşimin yanında ibadetimle, ubudiyetimle Allah'a iyi bir kul, iyi bir insan olmaya çalışıyorum. Geride bıraktığım yıllar içerisinde okuduğum kitaplar, kabul-i âmmeye mahzar olmuş ehl-i ilmin eserleridir. Ancak okumakta olduğum eseriniz kadar hiçbirisi beni bu kadar etkilemedi. Okuduğum her konuyu eski bildiklerimle mukayese ediyor, eğer noksan anlayışım olmuşsa Allah'tan af ve mağfiret diliyorum. Sizin yazdıklarınızla örtüşüyorsa Allah'a hamdediyorum. Allah izin verir, ömrüm yeterse diğer ciltleri de okumaya çalışacağım. İnanınız, dinimi yeniden öğreniyorum. Bu vesileyle bundan birkaç yıl önce gördüğüm bir rüyayla karışık durumu size arz etmek istiyorum.

Her zaman olduğu gibi o gece de mutat ibadetimi yaparak istirahate çekildim. Yattığım yerden kalben kelime-i tevhidle Allah ism-i şerifini zikretmeye başladım ve uykuya daldım. Bir müddet sonra hararetlenip uyandım. Mutfağa su içmeye gidiyordum. Kalbimin zikre devam ettiğini duydum. Yeniden yattım ve bir kez daha uyandım. Durum aynen devam ediyordu. Tekrar yatağa uzandığımda kendimi yalnız bir odada Allah'ı zikrederken görmeye başladım. Rüyamda zikre devam ederken gaipten bir ses geldi: "Allah burada!" Heyecan ve korku içinde zikre devam ediyordum. Odada benden başka kimse yoktu. Sonrasını hatırlayamıyorum. Kendimden geçmiştim. Sabahleyin yorgun bir şekilde kalktım. Kahvaltı yaparken eşim benim gece çok korktuğumu ve uyurken "Allah" diye zikrettiğimi söyledi. Bu konuda sizin yorumunuz nedir?(M. S.)

Cevap: Anlattığınız rüyayla karışık müşahede (vizyon), ihlasla ibadet sonucunda hasıl olmuştur. O hale, dilin susup kalbin zikretmesi (kalb-i zikir) denilir. Bazen bu zikre bütün vücut hücreleri de katılır ki buna da zikr-i sultani adı verilir. Size gösterilen bu hal, Allah aşkının baskını sonucu insanın ruhunun dünya tutkularından ve tasalarından uzaklaşıp git gide safiyet kazanmasıyla oluşan bir haldir. Bunun devamı insanı, kendisini unutup Hak'ta yok olmasına götürür ki, bu kemal halinde gönül gözü açılır, maddi perdeler kalkar. Fena Fillah adını alan bu hal, sürekli olmaz. Zaten sürse o kişi görevlerini yapamaz. Bir süre sonra yine beşerliğine döner ama bu kez, her yaptığını artık Allah ile yapar. Olgunluğun doruğuna ulaşan bu insan, çevresine sevgi, ışık ve rahmet saçar. Bu hali yaşayanlara ne mutlu, nefsinin zebunu, bencilliğinin tutsağı olanlara da ne yazık!

Salih kişilerle sohbet etmek insana huzur verir
Soru: Mübarek insanları tanımanın veya onları tanımak için çaba sarf etmenin yaran var mı? (Mahmut Küçük)

Cevap: Kendini Allah'a vermiş salih (iyi) insanları tanımak, onlarla sohbet etmek güzel şeydir. İyi insanların yanında bulunanlar onların güzel ahlakından, feyzinden ve içlerindeki Hak sevgisinden etkilenir. Bu, psikolojik bir durumdur. Gönlü Allah aşkıyla dolu birinin yanında bulunanlar, o sevgiyi içlerinde hissetmeye başlarlar ve huzur bulurlar. Bir mevlit töreninde bulunan cemaat, güzel duygularla dolar. Şeyh Sadi, bu etkilenmeyi güzel bir örnekle anlatır:

Kili hoşböy der hammâm rûzî

Resîd ez dest-l mahbûbî bedestem

Bedö goftem ki miskî yâ abîri

Ki ez bûy-i dilâvîz-i to mestem.

Bi goftâ men kilî nâçîz bûdem

Ve lîlan moddetî bâ gol nişestem

Kemâl-i hem-nisîn ber men eser kerd

Ve gerne men hemân hâkem ki hestem.

MANASI: Bir gün banyoda bir arkadaşımdan elime bir kil (temizlik çamuru) geçti (çok güzel kokan çamura) dedim ki: / Sen misk misin, amber misin ki senin gönül alıcı kokundan sarhoş oldum. / Dedi: Ben değersiz bir çamurdum. Ancak bir süre gülün yanında oturdum. / İşte arkadaşımın olgunluğudur beni etkileyen / Yoksa ben sadece basit bir toprağım.

DİĞER YENİ YAZILAR