"Cennet, gerçek iman ve eylemle kazanılır..."

Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar..." ayeti, kitap ehlini, dinlerini bırakmaya değil, tevhit dairesinde kalmaya çağırmaktadır

Haberin Devamı

Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar..." ayeti, kitap ehlini, dinlerini bırakmaya değil, tevhit dairesinde kalmaya çağırmaktadır. Yani onlar da sizin gibi Allah'ın birliğine, ahirete inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar demektir. İşte Kur'ân'ın birlik çağrısı: "De ki: 'Ey kitap ehli, bizim ve sizin aranızda eşit olan bir kelimeye gelin. Yalnız Allah'a tapalım. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım, birbirimizi Allah'tan başka tanrılar edinmeyelim.' Eğer yüz çevirirlerse, 'Şâhid olun, biz Müslümanlarız' deyin" (Âl-i İmran: 64). Bu konuda "Kur'ân Ansiklopedisi" adlı eserimizde, "ilâhi Dinlerin Ruh Birliği" maddesini okumalısınız.

Kur'ân'a göre Allah, yalnız belli bir zümrenin Rabbi değil, bütün âlemlerin Rabbidir. "Övgü, âlemlerin Rabbine mahsustur" ayeti, namazın her rekâtında okunarak, Allah'ın, bütün yaratıkların Rabbi olduğu vurgulanır. Alemlerin Rabbi olan Allah'ın rahmeti de belli bir zümreye özgü değil, her yaratığına yaygındır. Evet O'nun gazabı da var ama rahmeti, gazabını geçmiştir: "Rabbiniz, kendisine rahmeti yazmış (acımayı prensip edinmiş)tir", "Rahmetim, herşeyi kaplamıştır."

"Sen genişi daralttın"
Bir bedevi, Hz. Peygamber'in yanında dua ederken, "Ya Rabbi bana ve Muhammed'e rahmet et, başkasına rahmet etme" deyince Peygamberimiz, "Sen genişi daralttın" buyurmuştur. Her peygamber, insanlığa bu sonsuz ilâhi rahmeti sunmaya çalışmış ve Allah'a şirksiz, ahirete seksiz inanan ve sâlih amel yapan her ilâhi din mensubunu cennetle müjdelemiştir. Ama insanların bencilliği, ilâhi mesajın geniş ufkunu daraltmış, her din mensubu, sadece kendilerinin cennete girebileceğini iddia etmiştir. Yahudiler, cenneti yalnız kendilerine tahsis ederken Hıristiyanlar da kendilerinden başkasına cennet vizesi vermemişlerdir:

"Yahudi yahut Hıristiyan olandan başkası cennete girmeyecek dediler. Bu, onların kuruntusudur. De ki: Doğru iseniz, delilinizi getirin" (Bakara: 111).

Cennetin belli bir zümreye özgü olduğu iddiasını reddeden Kur'ân, onun iddiayla değil, gerçek iman ve eylemle kazanılacağını, Yahudiliği ve Hıristiyanlığı getiren peygamberlerin atası İbrahim'in gerçek tevhidi getirmiş olduğunu, onun yolunda giden her insanın cennete gireceğini açıklamıştır (Bakara: 112).

Hemen her surede vurgulanan genel prensip, Allah'a inanıp sâlih amel yapanlar, dünya ve ahiret mutluluğuna ereceklerdir. Hiç kimse bu ilâhi yasayı değiştiremez.
(Devam edecek)

DİĞER YENİ YAZILAR