Soru: "Cennete gidenler ebedi orada kalacaklardır" deniyor.Yalnız Hud 108'deki, "gökler ve yer durdukça onlar orada hep kalacaklardır" ifadesinden ebedi olmayacak anlamı çıkıyor. Aynı şekilde Hud 107'de cehennem için de aynı durum belirtilmiş. Gerçi başka ayetlerde "devirlerce" ifadesi de geçiyor ama cennet için hep "ebedi olarak" belirtilmiyor mu? Ali İmran 133/134'te genişliği gökler ve yer kadar mı yoksa gökler ve yer kadar geniş olarak mı geçiyor? (Murat Özaydın)
Cevap: Cennet, ebedilik yurdudur. Orada ölüm yoktur. Hud 108'inci ayet de onların orada ebediyen kalacağını gösterir. Ayet şöyledir: "Mutlu kılınanlar ise cennettedirler. Gökler ve yer durdukça orada sürekli kalacaklardır. Meğer Rabbin, çıkmalarını dilemiş olsun. Bu, kesintisiz bir vergidir!" Bu söylem, cennetlikleri oradan kimse çıkaramaz. Ancak Allah çıkmalarını dilerse çıkarlar. Allah'ın dilemesi dışında kimse onları oradan çıkaramaz demektir. Allah da onların orada sürekli kalmalarını dilemiştir. Nitekim ayetin sonunda onlara verilen bu nimetin kesintisiz olduğu vurgulanmaktadır. Bu konuda ayrıntı için "Yüce Kur'ârîın Çağdaş Tefsiri" adlı eserimizde Hud Suresi'nin söz konusu ayetinin ve "Kur'ân Ansiklopedisi" adlı eserimizin Cennet-Cehennem ve Azap maddelerine bakılmalıdır. Allah'ın nasibine hiç kimse engel olamaz!
Soru: Gizli şirk nasıl olur? İnsanı gizli şirke götüren şeyler nelerdir? Bu konuda bilgi ya da kaynak verebilir misiniz? (Halil Duru)
Cevap: Gizli şirk, Allah'tan istenmesi gereken şeyleri yaratıklardan istemek, yaratıklardan menfaat sağlamak için insanlara dindar görünmek vs. şeklinde olur. Mesela yatırlara gidip murat istemek, Allah'a yalvarır gibi onlara yalvarıp medet ummak şirktir. Hatta bu gizli şirk de değildir, açık açık şirktir. İnsanlara beğendirmek için halkın yanında çok huzurlu, uzun uzun namaz kılmak ama yalnız kaldığında huzur falan düşünmeden çalakalem kılmak gizli şirk sayılır. Çünkü bunda halkın beğenisini kazanıp maddi veya manevi çıkar sağlama amacı vardır. Allah'tan başka çıkar sağlayacak yoktur. Allah'ın nasip ermediğini kimse veremez. O'nun nasibine de kimse engel olamaz. Şeyh Sa'dî'nin Gülistan'ında şöyle bir fıkra vardır: Adamın biri gittiği bir ziyafetten evine döndüğünde ailesinden yemek istemiş. Oğlu sormuş: "Baba sen ziyafette değil miydin? Orada yiyip doymadın mı?" "Oğlum, o saygın adamların yanında zarif görünmek için az yenilir, obur bir şekilde yemek yenmez." "Baba, sen kalk namazını da iade et. Çünkü namazı da onlara beğendirmek için özenle kılmışsındır."
Cennet ebedilik yurdudur, orada ölüm yoktur!
Soru: "Cennete gidenler ebedi orada kalacaklardır" deniyor.Yalnız Hud 108'deki, "gökler ve yer durdukça onlar orada hep kalacaklardır" ifadesinden ebedi olmayacak anlamı çıkıyor.
Haberin Devamı

