Soru: Allah'a iman bakımından diğer dinlerle İslâm arasındaki fark nedir? Tevhit temelinde açıklar mısınız? Gizli zikir nasıl yapılır? Diğer dinlerde rabıta var mıdır? Rabıta, tevhit bazında İslâm'a mı mahsus?
Cevap: Bütün vahiy dinlerinde inanç esaslan birdir. Her Tanrı elçisi, insanlara Allah'ın bir olduğuna, yalnız O'na tapılacağına, Allah'ın meleklerine, elçilerine, vahyettiği kitaplara ve ahiret gününe inanmayı bildirmiştir. Allah'a inanıp yalnız O'na tapmanın adı İslâm'dır. İslâm, dillere göre değişik kelimelerle söylense de özüyle aynıdır.
Elçileri görevlendiren Allah olduğuna göre bunların insanlara farklı şeyler öğütlemesi mümkün değildir. Son üç dinin kitapları dikkatle okunsa, mesajların aynı özü taşıdığı anlaşılır. Allah'ı anmak, içinde tutmak, O'nun isimlerinden birini dil, nefesle tekrar etmek demek olan zikir, tasavvufta sistemleştirilmiş, bazı esaslara bağlanmıştır. Tasavvuf usulüne göre aşağıdaki şekilde zikir yapılırsa ruh gitgide safiyet kazanır:
Ahireti düşünmelisiniz
Mümkünse gecenin son üçte birinde, değilse günün uygun bir saatinde abdest alıp iki rekât namaz kılmalı, Kıble'ye karşı oturup 25 kere "estağfirullah..." dedikten sonra bir Fatiha, üç İhlâs, üç Salâvât-ı Şerife okuyup sevabını Hz. Peygamber Efendimiz'in ve evliyaûllahın ruhlarına bağışlamalı, on beş dakika kadar ahireti düşünmelidir. Zikreden kimse, bundan sonra dilini üst damağına yapıştırarak sadece kalbiyle "Allah, Allah, Allah..." demelidir.
Allah'ı böyle anarken kâinatta O'ndan başka her şeyin yok olduğunu, yalnız O'nun var olduğunu düşünmelidir. 45-50 dakika kadar böyle zikrettikten sonra yine bir Fatiha, üç İhlâs, üç Salâvat-ı Şerife okuyup Peygamber Efendimiz'in ve evliyaûllahın ruhlarına bağışlayıp kalkmalıdır.
Kalp safiyet kazanır
Bundan sonra da işinin başında, çalışırken, gezerken, her yerde Allah'ı unutmamaya gayret etmelidir. Bu tür zikir neticesinde kalp safiyet kazanır, hatta bazı nurlar görülebilir ama insan böyle nurlar görünsün diye değil, sırf Allah'ın nzasına ermek için O'nun adını anmalı, aşk-ı ilâhiye yanmalıdır.
İnsanı gerçek kemâle ulaştıran, şüphe yok ki Allah sevgisidir. Rabıtayla ilgili sorunuza gelince. Herhangi bir şahsı göz önünde düşünüp ondan medet ummak şeklindeki rabıta ne İslâm'da, ne de ondan önceki İslâm versiyonlarında vardır. Ama Allah'ı düşünmek, bu düşüncede konsantre olmak, ölümü ve ahireti düşünmek şeklindeki düşünce rabıtası her dinde vardır.
Bütün vahiy dinlerinde inanç esasları birdir
Soru: Allah'a iman bakımından diğer dinlerle İslâm arasındaki fark nedir? Tevhit temelinde açıklar mısınız?
Haberin Devamı

