Soru: İki aydır namaz kılmaya başladım Allah kabul etsin. Namazla ilgili herkesten ayrı ayrı şeyler duydum. Biri diyor ki: Önce borçlarının kazasını kıl daha sonra sünnetleri kılarsın." Bir diğeri diyor ki: "Sünnetleri de kılman şart. Peygamber efendimiz bize ahirette şefaat edecek." Bir başkası da diyor ki: "Hem farzını hem sünnetini hem de farzı kadar kazasını hep beraber kıl." Bu konuda beni aydınlatır mısınız? Arife günü mezarlığa gidildiğinde ruhlar hacda olurmuş ve sahibi mezarı ziyaret ediyor diye Hac ziyaretini tamamlamadan ruh geri dönermiş ve mağdur olurmuş. O yüzden arife günü mezar ziyareti yapılmazmış. Bana bu konuda da bilgi verir misiniz? (Rabia Sancak)
Cevap: Kasten kılmadığınız namazların kazası yoktur. İşin doğrusu bile bile namaz kılmayan, oruç tutmayan sadece ismen Müslüman'dır, başka bir deyişle kültür Müslümanıdır. Siz iki aydan beri kültür Müslümanlığından, Kuran'ın anlattığı biçimde inancına göre yaşayan Müslüman olmuşsunuz. Eski durumunuza tövbe etmiş olmakla kusurlarınız, günahlarınız silinmiştir. Eski namazları kaza etmekle vakit geçirmeyin. Bundan sonra bir özür dolayısıyla kılamadığınız namaz olursa onları sırasıyla kılarsınız. Vakit namazını kılmadan önce onları kılarsınız, sonra vakit namazını kılarsınız. Peygamberimiz zamanında kasten kılmadığı namazları kaza eden biri yoktur. Böyle şeyleri düşünüp durmayın. Din dediğin Allah'a yönelmedir.
Bir kez Allah dese aşk ile lisan
Dökülür cümle günah misl-i hazan.
Arife günü ölmüşlerin ruhunun hacca gittiğini ilk defa duydum. Demek ne kadar bilmediğimiz şeyler varmış. Nedir bu safsatalar? Ölünün ruhu niçin hacca gitsin? Hac, namaz, ibadetler fiziksel varlıklar içindir. Ruhlar böyle şeylerle yükümlü değildir. Sonra ruh için mesafenin ne değeri var? Bir anda tüm dünyayı dolaşır. Kaldı ki siz kabre gidince hacdan geliyormuş, haca yarıda kalıyormuş. Ruh kabirde mi ki? Ruh bedenden çıktı, beden de zamanla çürüdü gitti. Kabri açsan hiçbir şey bulamazsın. Ya birkaç kemik kalmıştır veya tamamen topraktan ibarettir. Kabre gitmek, ahireti hatırlamak içindir. Yoksa kabre gitmesen de ölünün ruhuna dua etsen yeter. Ruh eğer serbest ise kendisine dua edenden haberdar olur. Evinde de ansan sana gelir. Onun için mekânda hapislik söz konusu değildir. Sen onu kabrin içinde sanıyorsan aklanıyorsun. İşte bu sanı şirktir. Bu tür şirklerden sakınmak gerekir.
Bu safsataları artık bırakalım
Kasten kılmadığınız namazların kazası yoktur. İşin doğrusu bile bile namaz kılmayan, oruç tutmayan sadece ismen Müslüman'dır, başka bir deyişle kültür Müslümanıdır
Haberin Devamı

