Soru: Duyduğuma göre, Hıristiyan bir bayan, boynunda taşıdığı haçtan dolayı İstanbul'da bir spor merkezinden kovulmuş ya da üyeliği iptal edilmiş. Bu olay, bir Müslüman olarak beni çok üzdü ve utandırdı. Bunu köşenizde cevaplarsanız benim gibi pek çok okurunuz da istifade edecektir diye düşündüm. (Kays Mutlu)
Cevap: Üç-dört gün önce bir televizyon kanalından dinlediğime göre, kapalı kadınların devam ettiği yüzme havuzuna, Türk'le evli bir Hıristiyan kadın da gitmiş. Bunu fark eden oradaki kadınlar, "Sen Hıristiyansın, bizim için erkek gibisin. Biz seninle beraber havuza girmeyiz, çünkü sen bize namahremsin" demişler. Havuz sahibinden de bu kadını havuza almamasını istemişler. Aksi takdirde kendilerinin bir daha buraya gelmeyeceklerini söylemişler. 50 müşterisini kaybetmeyi göze alamayan havuz sahibi de Hıristiyan kadına izin vermemiş.
Bu ne çarpık bir zihniyettir. Kadının kadına avreti sadece edep yerleridir. Kadının dini ne olursa olsun fark etmez. Bu düşünce, örtünmeyle ilgili olan Nur Suresi 31'inci ayetin yanlış yorumlanmasından kaynaklanıyor. Ayette, kadınlar, "İnanan kadınlara söyle (...) kadınlarına karşı ziynetlerini gösterebilirler" buyurulmaktadır. Bazı kimseler kadınların, inanan kadınlara tamlama yapılmış olmasından ötürü Müslüman kadınların sadece Müslüman kadınlara mahrem olduklarını, gayrimüslim kadınlara haram olduklarını söylemişlerdir ki bu, son derece tutarsız bir görüştür. "Kadınları" söyleminin amacı, çoğunluk halini belirtmektir. Müslüman kadınların, toplumda karşılaştıkları kadınlar demektir. Yabancı kadınların, Müslüman kadınlara namahrem olması gerekmez. Kadının kadına görünmesinin haram kılınmasının ne anlamı, ne de yararı vardır.
Hz. Peygamber'in evinde üç kitap ehli (gayrimüslim) kadın vardı. Safiye ile Reyhane Yahudi, Mariye de Hıristiyan'dı. Hz. Peygamber'le evlenmiş olan Safiye Müslüman olmuş ama Reyhane'nin bir süre sonra Müslüman olduğu rivayeti varsa da ömrünün sonuna dek kendi dininde kaldığı rivayeti daha güçlüdür. Hıristiyan Mariye de Peygamberimize İbrahim adında bir çocuk doğurmuştur.
Peygamberin evinde üç gayrimüslim kadın, Peygamber'in aileleriyle iç içe yaşamış olduğu halde hâlâ gayrimüslim kadınların, Müslüman kadınlara namahrem olduğunu iddia etmenin anlamı var mı? Bunu duyan gayrimüslim kadınlar, özellikle Avrupalı kadınlar da orada çalışan veya yerleşmiş Müslüman kadınlara aynı dışlayıcı gözle bakarlarsa bunun, nasıl bir İslâm düşmanlığı yaratacağını ve nasıl dinlerarası bir soğukluğa neden olacağını kestirmek zor değil. Lütfen böyle bağnaz düşüncelerden kurtulalım. Bu tür düşüncelerin dine de insanlığa da zararı vardır.
Bu ne çarpık bir zihniyettir
Üç-dört gün önce bir televizyon kanalından dinlediğime göre, kapalı kadınların devam ettiği yüzme havuzuna, Türk'le evli bir Hıristiyan kadın da gitmiş
Haberin Devamı

