Bir okurumun e-mail'ini aynen yayınlıyorum:
"Sayın hocam, içtenlikle ve saygıyla sizi selamlıyorum. Birçok kitabınız başucumuzda. Çok şeyler öğrendik, minnettarız. İnsan ve İnsanüstü Varlıklar adlı kitabınız, beni bir hayli gerilere götürdü. İki anımı hatırlattı. Şimdi bunları size kısaca anlatayım:
1- Sanırım 1955 yılıydı. Bursa'da paralı yatılı okuyan delikanlı çağında bir öğrenciyim. Belki de delikanlılığın verdiği bir hesapsızlıkla tatil sonunda memlekete dönecek paramın kalmadığını gördüm. Ümitlerimin tükendiği bir an. Borç alacak kimse yok.
Memleketten para istemeye utanıyorum. Anlatılması güç bir durum. Okulda misafir olarak en fazla 1-2 gün daha kalabilirim. Tatilden 2 gün önce de Dikili ilçesinden Orhan isimli arkadaşımın bana bir Milli Piyango bileti çekme önerisini anımsıyorum.
Israrla, 'Ben çekeceğim' diyor ve çekiyor. İşte, kara kara düşünürken gazetedeki çekilişe bakıyor ve gözlerime inanamıyorum. Çeyrek bilete 250 lira, unutamadığım numara ise 002941'dir. Anlatırken ve yazarken bile şu anda tir tir titriyorum. Bu ne büyük mucize, bu ne büyük bir lütuf Yüce Allahım! Binlerce, milyarlarca kez şükürler olsun.
Ağrıdan eser kalmadı
2- Yaklaşık 7-8 yıl önceydi. Müzmin bir bel ağrım vardı. Eğilmek, kalkmak, hızlı hareket etmek bir hayli zor. Kimselere belli etmek istemiyorum. Doktor tedavi ve kontrolleri istediğim sonucu vermiyor. Nasılsa artık idare edebiliyorum, hastalığı kabullenmekten başka çarem yok. Zaman geçiyor.
Bir gün sokakta gezerken birden ayağımın kaydığını, feci şekilde düşeceğimi hissettim. Yapacak bir şey yok! Ancak havada kemiklerimin sanki sallandığını, elden geçirildiğini, yerlerine konmak istediğini acıyla hissediyorum. Çok kuvvetli bir düşüş, sakat kalma sezgisi ve ümitsizliği...
Gerçekten çok hızlı düşüyor, acıyla inliyorum ama belimin üzerine değil de yan tarafıma düşüyorum. Acım çok olduğu için yerdeyken artık sakat kalabileceğimi de düşünüyorum. Ama ne var ki, kalktığımda hiçbir şeyim yok. Ağrıdan eser kalmamış. İstediğim gibi hareket edebiliyorum. Ve o günden bu yana çok şükür sağlıklıyım. Yüce Allahımın büyüklüğüne, merhametine, sonsuz gücüne kendimi teslim ediyorum.
Daha hayatımda, Yüce Allahımın korumasıyla ilgili pek çok olay var ama bu iki mucize en çarpıcı olanları. Sizin vesilenizle bu iki mucizevi olayı anlattığım ve tekrar sonsuz (şükür hazinesine) kavuştuğum için mutluyum. Işık tutan kaleminiz dert görmesin. Saygılarımla."
'Bu ne büyük bir lütuftur Yüce Allahım'
Bir okurumun e-mail'ini aynen yayınlıyorum: "Sayın hocam, içtenlikle ve saygıyla sizi selamlıyorum ...
Haberin Devamı

