Bu gece Mevlit Kandili (Mübarek doğum)

Bugün bir şefkat, zarafet ve güzel ahlak örneği doğdu. "(Ey Muhammed) Biz seni ancak âlemlere rahmet için gönderdik" (Enbiyâ: 73/107) ayetinde belirtildiği üzere onun doğumu âlemlere rahmet olmuş, bunalan gönüller onunla huzur bulmuştur

Haberin Devamı

Bugün bir şefkat, zarafet ve güzel ahlak örneği doğdu. "(Ey Muhammed) Biz seni ancak âlemlere rahmet için gönderdik" (Enbiyâ: 73/107) ayetinde belirtildiği üzere onun doğumu âlemlere rahmet olmuş, bunalan gönüller onunla huzur bulmuştur. Milli şairimiz Mehmet Akif, onun doğumunu şöyle anlatır:

On dört asır evvel yine bir böyle geceydi
Kumdan ayın on dördü, bir öksüz çıkıverdi
Lakin o ne hüsrandı ki hissetmedi gözler
Halbuki kaç bin senedir bekleşmedelerdi.

Nerden görecekler göremezlerdi tabii
Bir kerre zuhur ettiği çöl en sapa yerdi
Bir kerre de ma'mure-i dünya o zamanlar
Buhranlar içindeydi bugünden de beterdi.

Sırtlanları geçmişti beser yırtıcılıkta
Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi
Fevza (kaos) bütün âfâkını sarmıştı zeminin Salgındı bugün Şark'ı yıkan tefrika derdi.

Derken büyüyüp kırkına gelmişti ki öksüz
Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi
Bir nefhada kurtardı insanlığı o masum
Bir hamlede Kayserleri Kisrâları serdi.

Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı, dirildi
Zulmün ki, zeval aklına gelmezdi, geberdi Alemlere rahmetti evet şer'-ı mübîni
Şehbâlini adl isteyenin yurduna gerdi.

Dünya neye sahipse, onun vergisidir hep
Medyun ona cemiyyeti, medyun ona ferdi
Medyundur o masuma bütün bir beşeriyyet
Ya Rab! Bizi mahşerde bu ikrar ile hasret.

Merhum Akif'in dediği gibi Hz. Muhammed (s.a.v.)'in doğumu, insanlık tarihinin en büyük dönüm noktasıdır. Çünkü hemen bütün dünyada putçuluk egemendi. Yüksek manevi değerler, ayaklar altında çiğneniyor, insanlar köle diye satılıyor, insanlık birbirini yiyordu. Dünyanın üstüne bir karanlık çökmüştü. Bu karanlığı kovacak biri bekleniyordu. İşte beklenen kurtarıcı, bu gece şafağa doğru, dünyaya geldi.

İlahi vahiy geldi
Hz. Muhammed'in babası, Mekke Reisi Abdulmuttalib oğlu Abdullah, annesi de Vehb kızı Amine'dir. Doğumundan birkaç ay önce babasını, altı yaşındayken de annesini kaybeden Hz. Muhammed, 8 yaşına kadar dedesinin, daha sonra da amcası Ebutalib'in himayesinde büyüdü. 25 yaşında Hatice ile evlendi. 40 yaşlarında, Hira Mağarası'nda Rabbinin huzurundayken kendisine ilahi vahiy geldi. İnsanüstü eziyetlere göğüs gerdi, yılmadı. Hak uğrunda hiçbir çıkar pahasına davasından vazgeçmedi.

Bir zarafet, kibarlık ve hoşgörü örneğiydi. O, fizik varlığıyla ortaçağ adamı olsa da düşüncesiyle, modern çağın, aslında her çağın örnek insanıdır. Onun düşüncesinde gerilik yoktur. Her zaman çalışmayı, ilerlemeyi, her gün bir önceki güne bir şeyler katmayı öğütlemiş, iki günü birbirine eşit olan kimseyi aldanmış kabul etmiştir. Bizzat Yaratan onu beğenmiş de, "Muhakkak ki sen, büyük bir ahlak üzerindesin" (Kalem: 4) buyurmuştur.

Şükran borçluyuz
"Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim" diyen o büyük insan, kendisine kötülük edenlere dahi dua edecek bir hoşgörüye, fedakârlığa sahipti. Uhud Savaşı'nda düşmanlar, kendilerine Hak ışığını sunan Allah Elçisi'ne ok aüp başını yaraladılar, dişini kırdılar. Bir sahabi onun yüzünden akan kanları silerken kendisi bu kötülüğü yapanlar için, "Allahım, kavmimi doğru yola ilet. Onlar bilmedikleri için böyle yapıyorlar" dedi. Çünkü Allah onu bedduacı değil, rahmet olarak göndermişti. Düşmanlara beddua etmesini isteyenlere, "Ben lanetçi olarak değil, Hakk'a davetçi ve âlemlere rahmet olarak gönderildim" demişti.

O örnek insan, insanı insana ve yaratıklara tapmaktan kurtarıp Allah'a kul yapmıştır. İnsanlık ona sonsuz şükran borçludur. Gerçekten "Medyun ona cemiyyeti, medyun ona ferdi." Salat ve selam üzerine olsun!

DİĞER YENİ YAZILAR