Okuyucum Burak Güraslan'ın, "Cinlerle" ilgili sorusunun cevabını bugün tamamlıyorum.
Görünmez varlıkların kötüleri olan şeytanlar insanları kötü yola, yüce varlıklar olan melekler de iyiye yönlendirmeye çalışırlar. İnsan bu iki telkin altındadır. Nitekim Allah'ın Elçisi (s.a.v.), "Müminin kalbi, Rahman'ın iki parmağı arasındadır. Onu dilediği gibi çevirir" buyurmuştur. Bilindiği gibi insandaki enerji, bir işi hem yapmaya hem de yapmamaya elverişlidir.
Ancak insanın içinde doğan güçlü bir düşünce, bir istek, kişiyi bir işi yapmaya veya yapmamaya iter. İnsanın içinde doğan düşünceler, Allah'ın yasalarıyla oluşur. İnsanın kalbine meleğin de şeytanın da telkini vardır. Yani içine iyi düşünceler de kötü düşünceler de atılır. İnsanın içine atılan bu düşünceler, Rahman'ın elinin, insanın kalbine, ruhuna uzantısıdır. Allah, bu düşünceler aracılığıyla kulunun kalbini istediği yöne çevirir. Gönülde işi yapma isteği ağır basınca kul eyleme geçer. Eylemi yapmama isteği ağır basınca da kul ondan vazgeçer. Bu iki arzu da Allah'ın, insanda yarattığı yasalarla oluştuğundan, meleğin veya şeytanın telkinleriyle oluşan bu arzular, hadisi şerifte Rahman'ın parmakları olarak nitelendirilmiştir. Çünkü melek de şeytan da insanı yönlendirmekle görevlidirler.
Her ikisi de insanın ilerlemesi için lazımdır.
Allah'ın Elçisi (s.a.v.) bir duasında, "Ey gönülleri ve gözleri çeviren, kalbimi senin dinin üzerinde sağlam tut" demiştir. Ancak insanın, kendi cinini başkasına zarar veya yarar vermeye yönlendireceğine dair Kur'ân ve hadiste bir kanıt yoktur.
Kanıtsız olarak savlarda bulunmak da bizim ne işimiz, ne de haddimizdir. Cinler insanlardan üstün değillerdir. Meleklerden sonra en üstün varlık insandır. İnsan, Allah katında o kadar değerlidir ki, Allah'ın melekleri dahi onlara yardım etmektedir.
Dinde, insan sağlığına aykırı bir hüküm yoktur
Sayın Nurdan Öztürk adlı okuyucum, yaşlı ve özürlü bir bayan olduğunu, kalça kemiğinin kırıldığını, kendi temizliğini yapamadığı için edep yerleri dışındaki kısımlarının ağabeyi tarafından temizlendiğini yazıyor ve bunun günah olup olmadığını soruyor. Hanımefendi, hastanın, doktora her tarafı helaldir. Hastabakıcı da doktor gibidir.
Ayrıca size bakan yabancı biri değil, sizin kardeşiniz. Sizi temizlemekle Allah katında sevap işliyor. Zorunlu durumlarda hiçbir yeriniz ona haram değildir. O sizi temizler, tedavinizle meşgul olur. Din, insanların işini güçleştirmek için değil, kolaylaştırmak için gelmiştir. Dinde insan sağlığına aykırı bir hüküm ve uygulama olmaz, olamaz.
Bizler iki telkin altındayız
Okuyucum Burak Güraslan'ın, "Cinlerle" ilgili sorusunun cevabını bugün tamamlıyorum
Haberin Devamı

