Bugün, okuyucum Turgut Bozkurt'un gönderdiği yazının son bölümünü okuyacaksınız.
Rıfkı amca, hem ağlıyor, hem oğluna kızına torunlarına emirler yağdırıyordu: - Sen badana boya için kireç bul. Sen keser, çekiç, çivi falan ayarla. Sizler yastık, yorgan, çarşaf çıkartın. Sen un, yağ, şeker gibi erzak hazırla. Haydi hemen yola çıkacağız!
"Eyvaah" diyor aile, "Rıfkı amca hac sevdasıyla aklını oynattı." Çünkü gece gündüz hac için hazırlık yapan bu adama birden ne oldu da bu hale geldi? Bakalım ne olacak?
Yarım saat sonra baba önde, yastık, yorgan, mala, çekiç, tencere, tabak, ailesi ardında. Rıfkı amca yine aynı heyecanla kapıyı tıklatıyor. "Geldik yavrum, geldik!" diyor.
Rıfkı amcanın ailesi, gördüğü manzara karşısında şaşkın. Herkes nerdeyse küçük dilini yutacak. Ama az sonra işin sırrı anlaşılıyor. Bu kez görev taksimatı hemen oracıkta yapılıyor. Mağdur anne ve çocukları hemen Rıfkı amcanın evine misafir olarak götürülüyor. Çocukların yemekleri hazırlanacak. Güzelce yıkanıp temizlenecek ve karınları doyurulacak.
Orada kalanlar da evi oturacak hale getirecek. Sabaha kadar evin altı üstüne getiriliyor. Biri kapıyı pencereyi tamir ediyor. Biri boyayı badanayı başlatıyor. Yastıklar yorganlar yerleştiriliyor. Kilimler seriliyor. Onca gürültüye rağmen komşular rahatsız olmuyor, hayret!
Sabah ezanıyla her şey tamam. Rıfkı amca ertesi gün huzura kavuşmuş, belli. Sakinleşmiş halde, çocukları tekrar ziyaret ediyor. Erzak getirilmiş, çuval çuval. Ayrıca hacca gitmek için ayırdığı parayı da anneye teslim ediyor.
- Amca, Allah senden razı olsun.
Birkaç gün sonra hacı adayları yola revan oluyorlar. Rıfkı amca arkadaşlarını yolcu ederken, yüreği buruk. Gerçi çaresiz bir annenin imdadına yetiştiği için de huzurlu. Bu duygularla yol arkadaşlarını uğurlayıp, mahzun bir şekilde arkalarından el sallarken Rıfkı amcanın çocukları, babalarının bu haline üzülüyorlar.
İki buçuk ay boyunca hacdan dönen arkadaşlarının yolunu gözlüyor Rıfkı amca. Hiç olmazsa onlardan dinleyecek o mübarek yerleri. Ama Rıfkı amcanın ailesi bir kere daha şaşıracak. Çünkü hacdan dönen arkadaşlarının soluk aldığı ilk yer Rıfkı amcanın evi. Herkes Rıfkı amcaya gelip, hürmetle elini öpmek için eğiliyor. Rıfkı amca bile şaşkın:
- Hayırdır, hacdan dönen sizsiniz?
- Sen oradaydın. Bizden sonra nasıl gittin? Bizden önce nasıl döndün Hacı Rıfkı?
- Yanılmış olmayasınız.
- Nasıl yanılırız Hacı Rıfkı. Bize bu yeşil akikleri hediye vermedin mi?
Rıfkı amcanın buğulu gözleri uzak ufuklara dalıp giderken hacı arkadaşlan hâlâ, ellerindeki yeşil akikleri Rıfkı amcaya gösterip onu inandırmaya çalışıyorlardı.
(OTOKOD A.Ş. Turgut Bozkurt / Genel Md.) Kaynak: Moral Dergisi, Ocak - Mart 2003
"Bizden önce nasıl döndün?"
Bugün, okuyucum Turgut Bozkurt'un gönderdiği yazının son bölümünü okuyacaksınız
Haberin Devamı

