'Biz her elçiyi kendi kavminin diliyle gönderdik'

Bu, saçma bir iddiadır. Hz. Peygamber Arap'tır. Kuran da ona, kendi anlayacağı Arapça ile indirilmiştir. Yusuf, Şuara ve Fussilet sureleri Kuran'ın Arap diliyle indirildiğini vurgular

Haberin Devamı

Soru: Benimle aynı iş yerinde çalışan bir üniversite öğrencisi var. Bu arkadaş, devam etliği üniversitedeki bir öğretim üyesinin, Kuran'ın İbranice olduğunu söylediğini iddia ediyor ve benden İbranice olmadığını ispat etmemi istiyor. İbranice'yle Arapça'nın aynı dil ailesine mensup olduğunu biliyorum. Sizden bana kaynak ya da bilgi vermenizi rica ediyorum. (Mustafa Güler)

Cevap: Bu, saçma bir iddiadır. Hz. Peygamber Arap'tır. Kuran da ona, kendi anlayacağı Arapça ile indirilmiştir. Yusuf, Şuara ve Fussilet sureleri Kuran'ın Arap diliyle indirildiğini vurgular. Siz neden Kuran'ın İbranice olmadığını ispata kalkıyorsunuz ki? İspat, iddia sahibine düşer. Bu saçma iddianın sahibi iddiasını ispat etmeli, nerede imiş o İbranice Kuran? Allah, her peygambere, kendi diliyle mesajını vahyeder.

Ortadoğu'da, önceki ilahi kitaplardan günümüze intikal eden en eski kitap Hz. Musa'ya verilendir. O kitap Musa'ya, kısmen levhalar halinde kısmen de vahiy yoluyla verilmiştir. Ama Araplar Ibranice bilmedikleri gibi Hz. Muhammed de İbranice bilmezdi. Onun için hem Hz. Muhammed'in hem de yetiştiği toplumun genel vasfı ümmi idi. Ümmi, din bilgileri bir kitaba dayanmayan, geleneksel olarak anadan atadan gelen kimseler demektir.

İşte bu insanlara daha önce İbranice verilmiş olan ilahi kitabın saf, katıksız, yalın içeriği, Hz. Muhammed'e de kendi diliyle vahyedilmiştir. Bu doğrudur ama bundan Kuran'ın İbranice olduğu anlamı çıkmaz. Çünkü Kuran orijinal vahiydir. Nasıl önceki peygamberlere temel ilahi kitap kendi dilleriyle verilmişse, Hz. Muhammed'e de kendi diliyle verilmiştir: "Biz, her elçiyi kendi kavminin diliyle gönderdik ki onlara açıklasın" (İbrahim Suresi: 4).

'Gökleri ve yeri gerçek olarak yarattık'
Soru: Sübjektif idealizme göre madde yoktur yani sizin açıklamalarınızda belirttiğiniz besin ve beyin, sadece birer kavramdır, gerçekte mevcut değillerdir. Bunlar ruhumuza Yüce Allah'ın koyduğu kavramlardır. Matrix filminin birinci bölümünde, kaşığı düşünce gücüyle büken çocuk, "kaşık yok ki" demektedir. Yüce Allah bu işlemi, cennete mi yoksa cehenneme mi gideceğimizi belirlemek amacıyla yapmaktadır. (Ertuğrul Dikbaş)

Cevap: Bu yazdıklarınız bazı kişilerin hayalleridir. Kuran, bu evrenin bir hayal olmayıp gerçek olduğunu vurgulamaktadır. "Biz gökleri ve yeri gerçek olarak yarattık." Biz Kuran'ın gerçeği dururken ne diye şunun bunun hayalleriyle uğraşalım?

Kuran okumak için abdest almak şart mı?
Soru: Biz bayanların âdet dönemlerinde namaz kılabileceğimizi ve istersek oruç tutabileceğimizi yazmıştınız. Adetliyken Kuran okumamızda bir sakınca var mı? Lisede din dersi öğretmenimiz, adetliyken hiçbir sureyi okumamak konusunda bizi sıkı sıkı tembihlemişti. Bu şartlanmalardan kurtulmak zor oluyor. (Sinem)

Cevap: Kuran okumak için abdest almak veya gusletmek gerekmez. Abdest ve gusül namaz kılmak için gereklidir. Âdetliyken ellerinizi yıkayıp Kuran'ı tutar ve okuyabilirsiniz. Bu yozlaştırmalar insanları dinden soğuttu, dini içinden çıkılmaz hale getirdiler.

Namazın kabulü kişinin içtenliğine bağlıdır
Soru: Cuma namazını sürekli olarak kılıyorum. Ancak duaların hepsini ezbere bilmiyorum. Sadece Fatiha, Subhaneke, Fil ve İhlas surelerini biliyorum. Namazımı bunları okuyarak kılıyorum. Namazlarım kabul olur mu? (M. Yücebaş)

Cevap: Bu okuduğunuz sureler namaz için yeterlidir. Namazınızın kabul edilip edilmeyeceğini ben bilemem, sadece Allah bilir. Namazın kabulü, sizin neleri okumanızdan çok nasıl okumanıza ve içtenliğinize bağlıdır. Allah, içtenlikle kılınan namazı kabul eder.

DİĞER YENİ YAZILAR