Hudeybiye barış antlaşmasının şartları, Müslümanlara ağır gelmişti. O kadar ki bazıları, sefere çıkarken Kabe'yi ziyaret edeceklerini söyleyen ve şimdi bu ağır hükümlere razı olan Hz. Muhammed (s.a.v.)'in peygamberliğinden dahi kuşku duymaya başladılar. Hz. Ömer, Ebubekir'e "Bu, Allah'ın peygamberi değil mi? Biz doğru yoldayız, düşmanlarımız eğri yolda değil mi? Öyle ise niçin dinimiz hakkında bu zillete katlanıyoruz?" dedi. Ebubekir şu cevabı verdi: "Ey adam, o Allah'ın Elçisi'dir, Rabbine karşı gelmez. Sen ölünceye kadar onun yoluna uy. Vallahi o hak yoldadır."
Ömer: "O bize Kabe'ye gideceğiz, onu tavaf edeceğiz, demiyor muydu?" Ebubekir: "Evet ama sana bu yıl Kabe'ye gideceksin demedi ki. Sabret, gidip Kabe'yi tavaf edeceksin." Kureyşliler gittikten sonra Peygamber (s.a.v.) ashabına, "Kalkın, kurbanlarınızı kesin, tıraş olun" dedi. Bu sözü üç kez yinelediği halde kimse kalkmadı. Allah'ın Elçisi, bu durumu zevcesi Ümmü Seleme'ye anlattı. Ümmü Seleme, "Yâ Resûlallah, böyle yapılmasını istiyorsan, sen çık, kimseye bir şey demeden kurbanını kes, berberini çağır, tıraş ol" dedi.
Allah'ın Elçisi, kurbanını kesti, berberi Hirâş ibn Ümeyye el-Ka'bî'yi çağırıp tıraş oldu. Onun böyle yaptığını görenler de kalkıp kurbanlarını kestiler. Çoğu saçlarını kesti, bir kısmı da kısalttı (Gazavâtu'r-Resûl, s. 95-98; Câmi'u'l-beyân: 26/97-100; İbn Kesîr, Tefsîr: 4/183-184; et-Tefsîru'l-hadîs: 10/182-186).
Hicret'ten sonra Müslüman olan bu hanım sahâbî de Hayber Savaşı'na katılmasını şöyle anlatmıştır: "Bir grup Gifarlı kadınla birlikte Allah'ın Elçisi'ne geldik. 'Ey Allah'ın Elçisi, biz de seninle beraber Hayber'e gelmek istiyoruz. Yaralıları tedavi eder, elimizden geldiğince Müslümanlara yardım ederiz' dedik. Allah'ın Elçisi, "Alâ bereketillâh (haydi hayırlısı)" dedi.
Biz de kendisiyle beraber çıktık. Ben çok genç bir kızdım. Allah'ın Elçisi beni, terkisindeki heybesinde taşıdı. Hayber'de fetih nasip edince ele geçen ganimetlerden, boynumda gördüğünüz gerdanlığı kendi eliyle taktı. Vallahi asla onu çıkarmam."
Ümeyye, ölünceye dek boynundan çıkarmadığı bu gerdanlığın, kendisiyle beraber gömülmesini vasiyet etmiştir (A'lâm: 1/91, Us-du'l-ğâbe, İbn Sa'd, Tabakat).
Erneb el-Medeniyye, Peygamber dönemindeki şarkıcılardandı. Hz. Ayşe, yakınlarından birini Küba'ya gelin edince Peygamber Aleyhisselâm ona, "Gelini gönderdin mi?" diye sormuş. Ayşe, gönderdiklerini söyleyince, Peygamber, "Ensarlılar şarkıyı severler. Gelinle beraber şarkıcı bir kadın da gönderdin mi?" demiş. Ayşe, göndermediğini söyleyince, Peygamber, "Hemen Erneb'i gönder" buyurmuştur (el-İsâbe: 4/226; A'lâm: 1/27).
"Biz de Heyber'e gelmek istiyoruz"
Hudeybiye barış antlaşmasının şartları, Müslümanlara ağır gelmişti. O kadar ki bazıları, sefere çıkarken Kabe'yi ziyaret edeceklerini söyleyen ve şimdi bu ağır hükümlere razı olan Hz. Muhammed (s.a.v.)'in peygamberliğinden dahi kuşku duymaya başladılar
Haberin Devamı

