Birinin kusurunu kimseye söyleme

Birinin, kimsenin bilmediği bir kusurunu, kabahatini bilen kimse, onu yayıp o insanı rüsva etmemelidir

Haberin Devamı

Dünkü yazımda, bir okurumun 10 yaşlarındayken başına geldiğini sandığını söylediği üzücü bir olayla ilgili kendisine açıklamalarda bulunmuştum. Bu kişinin huzura kavuşması ve olduğunu dahi tam olarak bilmediği bu olayı aklından tamamen silmesi için konuya, başka bir açıdan bakarak bugün de devam ediyorum.

Birinin, kimsenin bilmediği bir kusurunu, kabahatini bilen kimse, onu yayıp o insanı rüsva etmemelidir. Peygamberimiz, "Her kim, bir kardeşinin ayıbını gizlerse Allah da kıyamette onun ayıbını gizler; her kim bir kardeşinin ayıbını açıp âleme yayarsa, Allah da ahirette onun kusurlarını açıp onu herkesin içinde utandırır" buyurmuştur. Peygamberimiz bu öğütleriyle kişinin Allah ile kendisi arasında bulunan bir kusurunu ve hatasını görmüş olan kimsenin, onu yayarak o insanı herkese karşı mahcup duruma düşürmemesini öğütlemiştir.

Bu, kişisel kusurlar için böyledir. Fakat söylenmediği takdirde kamu düzeninin bozulmasına yol açacak hata ve kusurların gizlenmesi doğru değildir. Çünkü bu durumda toplum büyük zarar görebilir.

Kısmet bağlama veya açmayla ilgili bilgim yok. Böyle şeylerle biz ilgilenmeyiz ve zaten buna inanmayız. Kadere inanan, hayatına Allah'tan başkasının müdahale edeceğini kabul etmez. Sen evlenebilirsen evlen. Temiz, dindar, namuslu biriyle evlen. Almanya'ya gidebiliyorsan git, orada bir Türk kızıyla evlenirsin. Zaten oradaki damatların bir kısmı "ithal" damattır. Allah'a bağlan, kendini bunalımların kucağına atma ve geçmişle de uğraşma. İbrahim Hakkım Hazretleri şöyle demiş:

Geçmişe göçüp kalma
Müstakbele hem dalma
Hal ile dahi olma
Mevla görelim neyler.

Rüyalarına gelince maalesef ben rüya yorumcusu değilim. Öyle bir maharetim de yoktur. Bu işte kabiliyeti olmayanın yorum yapması doğru değildir. Rüyalar, aynı da olsa görenden görene başka başka anlam taşıyabilir. Kaldı ki her rüya da geleceğe ait bir kehanet taşımaz. Çoğu rüyalar, bilinçaltının kendini sembollerle veya temsillerle açığa vurması, düşüncelerin biçimlenmesinden ibarettir. Kur'ân buna ahâdîs (bilinçaltının kendini anlatması) der.

Süs için dövme mekruhtur
Soru: Sayın Hocam, geçirdiğim bir cilt rahatsızlığı sonucu kaşlanmın yarısı döküldü. Bu nedenle kaşıma dövme yaptırmak istedim. O zaman boy abdestin geçerli olmaz dediler. Sizin bu konudaki görüşünüz nedir?

Cevap: Süs için dövme yaptırmak mekruhtur (iyi bir şey değildir) ama zorunlu haller, yasakları mubah kılar. Sizin zorunlu bir durumunuz var. Hastalık dolayısıyla dökülmüş olan kaşınızı gizlemek için dövme yaptırmanızda bir sakınca yoktur. Dövme, abdeste mani değildir. Size söylenen asılsız şeylere aldırmayınız.

DİĞER YENİ YAZILAR