Bir itirazcıya cevabımdır

Evlatlıkla ilgili bir soru üzerine, Kur'ân'ın konu hakkındaki hükmünü açıklamıştım. Cevabımı beğenmeyen İzmir'den bir kişi, "Yüreğiniz varsa bunu yazın" diyor

Haberin Devamı

Evlatlıkla ilgili bir soru üzerine, Kur'ân'ın konu hakkındaki hükmünü açıklamıştım. Cevabımı beğenmeyen İzmir'den bir kişi, "Yüreğiniz varsa bunu yazın" diyor. Evvela yazdıklarım, bu kişiyi neden böyle galeyana getirmiş, anlamadım. Benim görevim, din konusunda insanları bilgilendirmek, konular ve sorunlar üzerinde Kur'ân'ın görüşünü açıklamaktır. Çarpıtmadan, saptırmadan. Yazdıklarım, benim değil, Kur'ân'ın görüşüdür.

Kur'ân evlatlık uygulamasını kaldırmıştır. Bir insan yetim çocukları himaye eder, evladı gibi büyütür. Ama Kur'ân'a göre büyüttüğü çocuk, kişinin öz evladı değildir. İnsan o çocuğu öz evladı gibi hissedebilir, sevebilir. Bu çok makbul bir şeydir. Peygamberimiz, evlerin en hayırlısının, içinde yetime bakılan, değer verilen ev olduğunu buyurmuş, yetime bakan, onu koruyan kimsenin, cennette kendisiyle yan yana olacağını vurgulamıştır. Ama dinde öz evlatla evlatlığın hükmü aynı değildir.

Kurân'ın hükmü şudur: "... Allah, evlatlıklarınızı sizin öz oğullarınız yapmadı. Bunlar sizin ağızlarınıza gelen sözleriniz(kendi yargılarınız)dir. Allah gerçeği söyler ve O, doğru yola iletir. Onları babalarının adına bağlayarak çağırın. Bu, Allah yanında daha adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır" (Ahzâb: 4-5).

Bana yazan kişi, "Eğer bunu hoşgören bir Müslüman varsa, ben Müslüman değilim" diyor. Kendisinin Müslüman olmamasından ötürü dinin büyük kayba uğrayacağını sanmam.

Yeri geldikçe Kur'ân'ın hükümlerini açıklarım. İnanmak veya kabul etmek kişilerin vicdanına kalmıştır. Din, kimseyi kendi hükmünü benimsemeye zorlamaz. Kur'ân Tefsirimde, Kur'ân Ansiklopedisi'nde, Helâl Haram adlı eserimde Kur'ân'ın helâl ve haramlarını yazdım, açıkladım. Bunu bir Avrupalı bilim adamı da böyle yazar. Kendi düşüncesini karıştırmaz.

Nitekim Avrupalı ve Müslüman bilim adamlarının ortaklaşa hazırladıkları ve Avrupalı bilim adamları tarafından kaynak eser kabul edilen "Encyclopaedia of the Qur'ân, C. 1. s. 302"de bu konu şöyle verilmektedir:

"Adoption as a practice in which an adopted son would take the name of his adoptive parent was common in pre-Islamic Arabia. it was cancelled and forbidden, however, in the early years of islam (Q 33: 4-5 (97/4-5). Thus, Muhammad was able to marry Zaynab bt. Jahsh after his formerly adopted son Zayd had divorced her, confirming the rule that forbids father and son to marry the same woman (Q. 33: 37) Avner Giladi." Bu eser, 2001'de Hollanda'nın üniversite kenti Leiden'da Brill Yayınevi tarafından yayınlanmıştır. (Devam edecek)

DİĞER YENİ YAZILAR