Bir inancı körü körüne kabul etmek

Haberin Devamı

Dünden devam

M. Hamdi Yazır, üçleme hakkında şöyle diyor: “Hristiyanların teslis (üçleme) inancının, Yunan felsefesinde vahid, akıl, nefis denen kavramları eşit olmayan birbirine bağlı üç eleman halinde birleştirmiş olan Yeni Eflatunculuk üçlemesinden geldiği açıktır. Esasında bu üçleme inancı çok eskilere dayanır. Üç elemanın hem bir, hem ayrı tanrısal doğaya sahip varlıklar olması, akıl ve mantığın alamayacağı bir inançtır. Hristiyanlar bunu aklın kavrayamayacağını, sadece inanmak gerektiğini söylerler. Böylece akıl almaz inancı körü körüne kabul ettirmek isterler. Allah’ın zatını kavramak aklın sınırı dışındadır ama varlığını kavramak aklın sınırı dışında değildir. Eğer varlığını kavramak mümkün olmasaydı, O’na inanmak gerekmezdi. İzah edilen bu felsefeyi akıl kavramıyor değil, kavrıyor ama doğru olmadığına kesinlikle hükmediyor.

ÇELİŞKİ AÇIKÇA GÖRÜLÜYOR

Akıl ermemek, idrak ve ihata edememek, bilmemek başka; kabul edilmesi imkânsız, açık çelişkiyi görüp makul değil demek başkadır. Buna akıl ermiyor değil, ermiş; çelişki olduğunu ihata ederek imkânsızlığına hükmetmiştir. Maksat Allah’ın zatına ve işine aklın ermeyeceğine karar verdirmek ise “O’na akıl ermez, O’nun zatını tayin ve tahdid için düşünmeye kalkmayınız. O’nun yaratıkları, yaptıkları, lütufları, nimetleriyle tecelli eden ayetlerini, sıfatlarını düşününüz” demek, aklın çelişki görerek imkânsızlığını kavradığı olanaksız şeylere sır adını vererek O’nun zatını tanımlamaya kalkışmamak gerekir.”

DOĞURMADI, DOĞURULMADI

İşte Kur’ân-ı Kerîm, “Doğurmadı” sözüyle Allah’tan her ne suretle olursa olsun bir çocuk meydana gelmediğini; ne sudûrla ne doğumla kendisinden çocuklar olmadığını; “Doğurulmadı” sözüyle de Allah’ın atası olmadığını, doğum veya sudûrla babadan meydana gelmiş bir tanrı, bir ikinci veya üçüncü eleman olmadığını; “O’na hiçbir şey denk olmadı” sözüyle de hiçbir suretle O’nun dengi, benzeri bulunmadığını vurguluyor. Yakın zamanda Hulki Can isimli Türk vatandaşı, Hz. İsa’nın misyonuna tamamen aykırı olan üçlemenin tarih içinde nasıl ortaya çıkıp zamanla Hristiyanlığın temel inancı haline getirildiğini, “Teslis Sendromu” adlı eserinde bütün kanıtlarıyla ortaya koyuyor.

DİĞER YENİ YAZILAR