Soru: Kur'ân'ın birçok suresinde işaret ettiği üzere (Bakara, Nisa, Maide...) kadınların şahitlikleri, miras hakları gibi konularla ilgili ayetleri anlayamıyoruz. Genel anlamda bir erkeğin şahitliğinin iki kadına denk olmasını, mirasta eşit olarak yararlanamamalarını günümüz dünyasının medeni haklarıyla çelişiyor gibi anlamaktayız. Yanlış mı yorumluyoruz? Bu konudaki açıklamalarınız bize ışık tutacaktır.
(Selim Dündar - Celal Solu)
Cevap: Bir erkek yerine iki kadın şahidin bulunması, genel değil, o zaman için pek kadın uğraşı olmayan borç alıp vermeyle ilgilidir. Kur'ân, borcu garanti altına almak için borç tanıklığında iki erkek bulunmadığı takdirde bir erkekle beraber iki kadın bulunmasını gerekli görmüştür. "Erkeklerinizden iki kişiyi de borcun yazılması için tanık tutun. Eğer iki erkek yoksa, razı olacağınız tanıklardan bir erkek ve iki kadın tanıklık etsin. Tâ ki kadınlardan biri şaşırırsa diğeri ona hatırlatsın..." (Bakara: 92/282).
Kadın etki altında kalabilir
Ayette borç konusunda neden iki kadının bir erkeğe denk tutulduğu açıklanmaktadır. Bu, kadının şaşırması veya tefsirlere göre unutmasıdır. Ayette unutma tabiri yok, şaşırma tabiri vardır. Çünkü kadın, unutmaktan ziyade kapılacağı heyecan yüzünden şaşırabilir veya erkeğe nispetle daha çabuk etki altında kalabilir.
Daha hassastır. İşte böyle bir durumda tanık, yalnız bir kadın olursa, borcun güvenliğini korumaya yönelik tanıklık tehlikeye düşebilir, hukuk zayi olabilir. Halkın hukukunu korumak ve garanti altına almak için borç, ticaret gibi daha çok erkeklere özgü işlerde bir erkek yerine iki kadının tanıklık etmesi emredilmektedir.
Sadece borç konusunda
Bu gibi işler özellikle o zaman erkeklere mahsustu. Bunların tanıklığını yapmak da yine erkeklerin göreviydi. Ama erkek olmazsa bu görevi kadınlar da yapar. Fakat tecrübesizliğinden ve hassaslığından kaynaklanan bir şaşırmayı ve yanlış beyanı önlemek için iki kadın tanıklık eder. Bu, diğer konularda değil, sadece borç konusundadır.
Borç mali bir iştir. Dikkat edilirse mal konusunda kadının mirası da erkeğin yarısıdır. O halda malın tanıklığında da iki kadının bir erkeğe denk tutulması doğaldır. Fakat mali olmayan diğer konularda kadın erkek şahitliği denktir. Hatta bazen doğumun tespiti konusunda tek kadının şahitliği de yeterlidir.
(Devam edecek)
Bir erkeğin şahitliği neden iki kadının şahitliğine denktir?
Bir erkek yerine iki kadın şahidin bulunması, genel değil, o zaman için pek kadın uğraşı olmayan borç alıp vermeyle ilgilidir
Haberin Devamı

