Bir de işin adabı var

Dünkü yazımda, Allah Elçisi'nin azatlı kölesi Ebu Râfî'in karısı Selmâ ile ilgili rivayetine yer vermiştim

Haberin Devamı

Dünkü yazımda, Allah Elçisi'nin azatlı kölesi Ebu Râfî'in karısı Selmâ ile ilgili rivayetine yer vermiştim. Bu rivayette Selmâ'nın söylediğinin kötü değil, iyi bir şey olduğu belirtilmekle beraber ifadeden, mutlaka gaz çıkarınca abdest alma gereği anlaşılmaz. Ancak gaz çıkarınca abdest almanın daha iyi olacağı fakat bunun mutlaka gerekli olmadığı anlaşılır.

Hem Hz. Peygamber'in hem de bazı sahâbîlerinin, horlayacak ölçüde uyuduktan sonra abdest almadan namaz kıldıkları hakkındaki rivayetler de kuru yellenmenin abdesti bozmayacağını kanıtlar. Şimdi şu rivayetlere bakalım:

Abdullah ibn Abbâs diyor ki: "Bir gece, Allah'ın Elçisi, yatsı namazını geciktirdi. (Bekleyen) Cemaat uyudu. Sonra uyandılar, yine uyudular. Yine uyandılar. Hattab oğlu Ömer geldi: 'Namaz kılalım ey Allah'ın Elçisi' dedi. Allah'ın Elçisi onlara namaz kıldırdı." Olayı anlatan, uyuyanların yeniden abdest aldıklarından söz etmemiştir.

Aynı olayı, Enes ibn Mâlik de şöyle anlatmış: "Bir gece yatsı namazı geciktirildi. Sebebi de şuydu. Bir adam, 'Ey Allah'ın Elçisi, sana bir şey danışacağım' deyip bir kenara çekilerek Allah Elçisi'ne gizli bir şeyler anlattı. Kendi aralarında konuştular. Bekleyen cemaatten kimileri kestirmeye başladı. Sonra bunlar kalkıp namaz kıldılar." Olayı anlatan Enes de uyuyanların, yeniden abdest aldıklarını söylememiştir.

Diğer rivayete göre Enes ibn Mâlik, "Allah Elçisi'nin ashabı uyurlar ve yeniden abdest almadan namaz kılarlardı" demiştir. Hz. Alî de şöyle demiş: "Ben uykucu adamdım. Akşamı kılar, yatsıyı kılmadan uyurdum. Allah Elçisi'ne, 'Uyuduktan sonra abdest almadan yatsıyı kılabilir miyim?' diye sordum. Bu hususta bana müsaade etti."

Hz. Ayşe'nin ve Abdullah ibn Abbâs'in rivayetlerine göre: "Peygamber (s.a.v), horlayıncaya kadar uyumuş. Uyandığında abdest almadan namaz kılmıştır." ibn Abbâs da çocukken, bir gece Allah Elçisi'nin evinde uyuduğunu ve Allah Elçisi, geceleyin namaza uyandığında kendisinin de kalkıp onun yanında namaza durduğunu, namazın ardından Allah Elçisi'nin uzanıp uyuduğunu, hatta horladığını, müezzini gelip namaza çağırınca abdest almadan namaza gittiğini söylemiştir.

Daha sonra yorumcular, Hz. Peygamber'in, uyuduktan sonra abdest almadan namaz kılmasını, "Çünkü o korunmuştur" yahut "Onun gözleri uyur fakat kalbi uyumazdı" şeklinde yorumlamışlardır (Bu rivayetler için bkz. Ahmed Abdurrahman el-Bennâ, el-Fethu'r-Rabbânî: c. 2, s. 74-81; İbn Kudâme, el-Muğnî, c. l, s. 173).

Ancak bu yorum tutarlı değildir. Çünkü hiç kimsenin kalbi uyumaz. Kalbin uyuması, hayatın bitmesi demektir. İslâm'da zorluk olmadığını, abdestten amacın da temizlik olduğunu belirtmek için bu ayrıntıya girdim. Gaz kaçırmanın abdesti bozacağı hükmü, Kur'ân'dan değil insan düşüncesinin karıştığı kişi haberlerinden alınmış, İslâm'ı zorlaştıran, insan sağlığına da zararlı bir hükümdür. Tabii bir de işin adabı var. Gaz, abdesti bozmaz diye cemaat içinde böyle bir şey yapmak, insanı gülünç duruma düşürür.

DİĞER YENİ YAZILAR