Bilinçli birinin intihar etmesi İslâm'da suçtur

Kader, insanın iradesi dışındaki olaylarla ilgilidir. Bunları takdir eden Allah'tır. Bir kimsenin anne babasını, milletini, doğacağı ülkeyi, bedeninin vasıflarını seçmek kendi elinde değildir

Haberin Devamı

Soru: Yüce Allah, intihar eden bir kişinin yerinin cehennem olduğunu Kuran'da belirtiyor. Ancak kaderimiz, daha ana rahmine düştüğümüzde çiziliyormuş. Burada bir çelişki var mı? (Onur)

Cevap: Kader, insanın iradesi dışındaki olaylarla ilgilidir. Bunları takdir eden Allah'tır. Bir kimsenin anne babasını, milletini, doğacağı ülkeyi, bedeninin vasıflarını seçmek kendi elinde değildir. Bunlar Allah'ın dilediği olaylardır ve kişi bunlardan sorumlu değildir. Ayrıca Allah, kullarının yapacağı eylemleri kendi özgür iradesiyle yapmasını dilemiş, öyle takdir etmiştir. İşte burada kader, insanın seçimli olması, yapacağı eylemi seçmesidir.

İnsan seçer, Allah yaratır. Yaratan Allah'tır ama Allah, eylemi, kişinin seçimine göre yaratmıştır. Kaderin ana rahminde çizildiği hakkında bir ayet yoktur, bu sadece bir iki kişi haberinden ibaret bir hadistir ki, böyle rivayetlerle inanç sabit olmaz. Allah eğer birini belli bir sonuca mahkûm etmişse o kişi, bunun tersini zaten yapamaz. O takdirde sorumluluk kalmaz ve peygamberler gönderip, kitaplar indirip insanları yanlışlara karşı uyarmanın da bir anlamı kalmaz.

İntihar eden kişi, eğer cinnet getirerek bu işi yapmışsa yaptığından sorumlu olmaz. Çünkü aklı olmayana sorumluluk yoktur. Ancak akıllı insan din hükümleriyle yükümlüdür. Ama intihar eden bunu bilinçli olarak yapmışsa cinayet işlemiş demektir. Başkasını öldürmek nasıl bir suç ve cinayet ise kendi canına kıymak da öyle suç ve cinayettir. Ancak ne olursa olsun, her günahın bir cezası vardır. Kişi günahının cezasını çekip ruhsal arınmaya erdikten sonra cezadan kurtulup cennete gider. Allah'ın, dilediği takdirde bağışlamayacağı bir günah yoktur. Katil de cezasını çektikten sonra cennete gider. Zaten sonsuzca cehennem de yoktur. Cehennem hakkında kullanılan hulûd, sonsuzluk anlamında değil, çok uzun süre anlamındadır. Allah hiçbir kulunu sonsuzca azapta bırakmaz. Çünkü rahmeti gazabına baskın olan yüce Allah buna razı olmaz.

Size bu sütunda ancak bu kadarlıkla cevap verebilirim. İsterseniz "Kuran Ansiklopedisi" adlı eserimde "Kader, irade ve intihar" maddelerine bakabilirsiniz. İkinci Halife Hz. Ömer'in kader anlayışı herkese ışık tutacak niteliktedir: Hz. Ömer, Şam'a gidiyordu. Surg denilen yerde kendisini karşılayan ordu komutanı Ebu Ubeyde ve beraberindekiler, Şam'da veba bulunduğunu söylediler. Bunun üzerine Şam'a girip girmeme konusunda görüş ayrılığı belirdi. Arkadaşlarıyla istişare eden Hz. Ömer, Kureyş'in tecrübeli, yaşlı adamlarına durumu danıştı. Onlar, veba çıkan yere girmemeyi önerdiler. Şam komutanı Ebu Ubeyde, "Allah'ın kaderinden mi kaçıyorsun?" dedi.

Ömer şöyle cevapladı: "Bunu senden başkası söylese ne ise ey Ebu Ubeyde. Evet, Allah'ın bir kaderinden, öteki kaderine kaçıyoruz. Senin develerin olsa, onları bir kıyısı otlak ötekisi kurak bir vadiye indirmiş olsan, onları otlak kıyıda otiatsan da Allah'ın kaderi, çorak kıyıda otlatsan da Allah'ın kaderi değil mi?" Abdurrahman ibn Avf ise şöyle dedi: "Ben Allah'ın Elçisi'nin, 'Bir yerde veba çıktığını işitirseniz oraya gitmeyiniz. Bulunduğunuz yerde veba çıkarsa ondan kaçmak üzere oradan çıkmayınız' dediğini işittim." Ömer de Allah'a hamdederek oradan geri döndü.

Samimi olması şart
Soru: Müslüman bir bayanın, Hristiyan bir erkekle evlenmesi caiz midir?

Cevap: Bu konuyu birkaç kez yanıtlamıştım. Eğer karşınızdaki erkek samimi Hristiyan ve Müslümanlığa saygılı, çocukların da gerçekten Müslüman olarak yetişmesine razı ise onunla evlenmek caizdir. Gerçi çoğu İslâm bilgini böyle bir evliliğe geçit vermezse de Kuran'da bu konuda bir yasak getirilmemiştir. Kuran, Yahudi yahut Hristiyan bir bayanla evlenilebileceğini söyler ama bir Müslüman bayanın Yahudi yahut Hristiyan bir erkekle evlenip evlenemeyeceği hakkında bir hüküm belirtmez. Böyle bir yasak belirtilmediğine göre bir Müslüman bayanın, kitap ehli bir erkekle evlenmesi caizdir. Nikahlan geçerlidir. Ancak o kişi İslâm'a saygılı değilse, çocukların İslâmi değerlere göre yetişmesine razı olmuyorsa onunla evlenmek yasaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR