Benim kaynağım Kur'an ve hadistir

Makine yüksek mühendisi olan okurum Cumhur Ketsel'in sorularının bir bölümünü dün cevaplamıştım. Ketsel'in cevabını bugünkü yazımda tamamlıyorum

Haberin Devamı

Makine yüksek mühendisi olan okurum Cumhur Ketsel'in sorularının bir bölümünü dün cevaplamıştım. Ketsel'in cevabını bugünkü yazımda tamamlıyorum.

Hz. Peygamber, namaz kılmış, ne farz ne de sünnet için bu öğlenin farzı, bu ikindinin farzı yahut öğlenin sünneti, ikindinin sünneti diye bir isimlendirme yapmamıştır. Yalnız belli zamanlarda namaz kılmıştır. Kendi başına kıldığı namazlara sünnet, cemaatle kıldığı namazlara da sonradan farz denmiştir. Burada sözünü ettiğiniz zat ile tenakuza düşmüş olmamız söz konusu değildir. Önce belirteyim ki benim için hiç kimse örnek değildir, kimsenin yazdığına da bakmam. Kaynağım Kur'an ve hadistir. Peygamberimizin mescitte hiç nafile kılmadığı doğru değildir. Eğer mescitte nafile kılmasaydı, onun öğle vakti cemaat namazından önce ve sonra namaz kıldığını nereden bilecektik? Hz. Peygamber, Ramazan ayında itikâfa girer yani mescidinde ibadete çekilir, namaz kılardı. Bu nafile değil midir? Onun kıldığı nafilelere sünnet denilir. Bu konuda tartışmayı sürdürmekte bir yarar görmüyorum.

Gelelim diğer sorunuza. Evrimi izah etmek, bu sütunun boyutunu aşar. Ama özetle Kur'an, evrenin bir anda değil, altı evrede yaratıldığı yani evrenin sürekli bir evrim geçirdiğini belirtir. Evren, "Ol" emriyle hemen olup bitmemiş, bir oluşum içine girmiştir ki "feyekûn: olmaktadır" ifadesi, bu oluşumun sürdüğünü belirtir. İnsanın ilk yaratılışının çeşitli evrelerden geçirildiği, Kur'ân'ın çeşitli ayetlerinden anlaşılır. Anne karnında yaratılışı da dokuz ay on günü alır. Geniş bilgi için "Kur'ân-ı Kerîm'e Göre Evrim Teorisi" adlı makalemizi ve "Kur'an Ansiklopedisi" adlı eserimizden "İnsan" ve "Evren" maddelerini okumanızı tavsiye ederim.

İbadete devam edin
Soru: Cinsel dürtülerimi bir türlü kontrol edemiyorum. Bu yüzden yaptığım ibadetlerden huzur duymuyor, kendimi suçlu hissediyorum. Sayın Hocam sizden, bu konuda bana yol göstermenizi rica ediyoırum.

Cevap: Sözünü ettiğiniz dürtü, vücudun doğal fonksiyonudur. Kendinizi korumak elbette iyidir. Ama zorda kalma durumunda bu eylem, hoş görülmemekle beraber günah değildir. Huzursuz olmanıza gerek yok. İbadetlerinizi muntazam yapmaya devam edin. Aklınızı o tür şeylere takıp da hayatı kendinize zindan etmeyin. En büyük günah, kötülükleri düşünmek, kalbi onlarla meşgul etmektir. Gönlünüzü Allah sevgisiyle doldurmaya bakın. Geçmişle uğraşan, bugünü ve geleceği de ziyan eder.

DİĞER YENİ YAZILAR