Bedrettin’in ömrü ibadetle geçmiştir

Haberin Devamı

Dünden devam

Bedrettin’e göre “İnsanlar cahiliyye döneminde somut putlara taparlardı. Şimdi ise hayali putlara tapmaktadırlar. Umulur ki Allah hakkı açığa çıkarır da insanlar kendisine gereği gibi kulluk ederler.” Hakkında yazılan eserlere göre Şeyh, Osmanlı toprağında sosyalist bir devlet kurmayı, taklitçilerin inanışlarını yıkmayı, ahali arasındaki farkları kaldırıp Müslüman olmayanları bile paylaşımdan yararlandırmayı planlıyordu. Bağlıları ona peygamber gözüyle bakıyorlardı. Ancak o, gerek devlet ve gerekse ulema çoğunluğu katında hoşgörüyle bakılamayacak kadar tehlikeli bir ihtilalciydi. Aziz Mahmut Hüdayi’ye göre Şeyh’in yoluna gidenler, Müslüman bir adamı öldürmeyi kafir öldürmekle eş tutuyor ve bunu gaza sayıyorlardı.

Tabii aleyhindeki söylentilerin birçoğu, onu çekemeyip idamına sebep olanların, kanıttan yoksun olumsuz savlarıdır. Bunlar resmi otoritenin etkisiyle kitaplara girmiş ve yargısız infaz yapılmıştır. Şeyhin eserleri ortadadır. Eserleri onun gerçekten irfan sahibi olgun bir insan olduğunu gösterir. Kanaatime göre Şeyh, fikirlerinden dolayı asılmadı. Çünkü ondan önce de benzeri görüşleri dillendiren insanlar çıkmıştı. Mesela İbn Sina ve Farabi gibi filozoflar da cisimsel haşri kabul etmezler ama onlar asılma yerine ikbal görmüşlerdir. Fakat Şeyh Bedrettin, çevresindeki adamlarla devleti devirmeyi hedefleyen tehlikeli bir ihtilalci olarak görülüyordu. Kendisini asıl idama götüren soyut düşünceleri değil, onun isyan girişimi içinde olduğu yolunda yayılan tevatür derecesindeki haberlerdi. “Varsıllık tek başına yaratılamaz. Toplum içinde, toplum sayesinde kazanılır” diyen Şeyh Bedrettin’in sosyal reformcu görüşleri, J.J.Rousseau gibi Fransız aydınlarının düşüncelerinde de yansır. Voltaire gibi dünyanın önemli düşünürlerinin ilgisini çekerken Nazım Hikmet’in, “yarin yanağından başka her şeyde ortak olunmasını” öğütleyen destanına da esin kaynağı olmuştur. Ancak şunu da vurgulamak gerekir ki onun sosyalizmi, Allah tanımaz maddeci bir düşünceye değil, temelinde Allah’ı ve yaratıklarını sevmeyi, insanları eşit yapmayı hedefleyen İslâm’ın ruhuna dayalıydı. Çünkü onun ömrü ibadet ve riyazetle geçmişti.

YARIN: Bedrettin İslâm ruhuyla beslendi.

DİĞER YENİ YAZILAR